12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2011/31119 E. , 2012/14762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/09/2011
NUMARASI : 2011/645-2011/671
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre hükmi şahıslara tebligat salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13.maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Tüzüğü'nün 18.maddesinde tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak olduğu takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerde vazifelendirilmiş biri olması gerektiği, bunlarında bulunmadığı hususunun tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Tebligat Nizamnamesinin 15.maddesinde ise, selahiyetli kişilerin bulunamadığının tebliğ mazbatasında gösterilmesi lüzumu hüküm altına alınmıştır. Bu ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun 22.06.1988 tarih ve 1988/12-266 sayılı kararında da kabul edilmiştir.
Somut olayda; örnek 7 nolu ödeme emrinin "adreste iş takibine gittiğini beyan eden ehil yetkili daimi çalışan sekreter S. K.” imzasına 12.07.2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Borçlu şirketin yetkili temsilcisinin adreste bulunmadığı belirlendikten sonra sekretere yapılan iş bu tebligat, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince usulüne uygun olup mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığından bahisle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.