Esas No
E. 2016/18052
Karar No
K. 2020/1650
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

16. Hukuk Dairesi         2016/18052 E.  ,  2020/1650 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TESCİL

KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece yapılan yargılamanın yetersiz olduğu belirtilerek, dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle niteliği, miras bırakan ve davacının bu yeri nasıl imar ve ihya ettiği, imar ve ihyanın başlangıcı, süreci, sürdürülüş biçimi ve tamamlandığı tarihlerin, ihyanın bittiği tarihten dava tarihine kadar kazanma süresinin geçip geçmediğinin ayrıntılı olarak sorulup belirlenmesi, Kadastro Kanunu'nun 17. maddesindeki tüm koşulların yerine getirilip getirilmediğinin gözönünde tutulması, uzman bilirkişilerden gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, dava konusu taşınmaz ve çevresinin resimlerinin çektirilip onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, bundan ayrı; keşif sırasında dinlenilen teknik bilirkişilerin raporlarında gösterilen yerlerden bir bölümünün tarım arazisi niteliğinde olmadığı, bir bölümünün ise dere yatağı içinde ve boru hattı altında kaldığını açıklamalarına karşılık mahkemece bu bölümler yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, diğer yönden, davacının miras yolu ile intikal ve eklemeli zilyetliğe dayanarak istekte bulunmuş olup miras bırakan İbrahim Bayram’ın 1998 yılında öldüğü, ölüm tarihinden dava tarihine kadar davacının bağımsız zilyetliğinin 20 yılı bulmadığı, davacılar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca araştırma yapılmış ise de miras bırakan İbrahim ve diğer mirasçıları hakkında da kanunda öngörülen araştırma ve incelemelerin yapılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının davasının kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın harita bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada (B) harfi ile gösterilen 6.687,06 ve (C) harfi ile gösterilen 7.825,45 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin davacı ... adına tapuya tesciline, aynı rapor ve eki haritada (D), (E), (F), (G) harfleri ile gösterilen bölümlerden (F) ve (G) harfleriyle gösterilen bölümlerin kurudere, diğerlerinin kuru dere yatağı, (E) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerin ise taşlık yerlerden olduğu ve zilyetlikle tescilinin mümkün olmaması nedeniyle tescile ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 4721 sayılı TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğine husumet yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda, dava Hazine ve Oymaağaç Köyü Tüzel Kişiliği’ne karşı açılmıştır. Ne var ki; bozma ilamı sonrasında yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince, çekişmeli taşınmazın bulunduğu Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiş, büyükşehir belediyesi olan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belde belediyeleri ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmış olmakla davanın İlçe Belediyesi ile birlikte Büyükşehir Belediyesine de (yasal hasım olarak) yöneltilmesi gerekir. Taraf teşkili dava şartlarından olup, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemez. Mahkemece, öncelikle davacıya, davasını İlçe Belediye Başkanlığı ve... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na da yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde, sözü edilen tüzel kişiliklere de davaya ilişkin savunmalarını ve delillerini sunması bakımından imkan tanınmalı; bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı; bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu husus düşünülmeden ve yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.