8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/10711 E. , 2020/1139 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin 14 nolu parselde 1/2 oranında pay sahibi olduğunu, parsel üzerinde bulunan iki katlı binanın aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur Mahkemece, davanın kabulüyle, ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Mevkii 1037 Ada 14 nolu parsel üzerinde zemin kat ve 1. kattan müteşekkil yapı ile taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19. maddesi hükmü gözetilerek muhdesatın davacı tarafça yapıldığının tespiti ile tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. 1.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Kadstro Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 19. maddesi genel hüküm niteliğinde değil, kadastro alanında uygulanan söz konusu kanunun tasfiyesi niteliğindedir. Dava konusu 1037 ada 14 nol parsel 08.02.1994 tarihinde satış yoluyla 1/2'şer aranda davacı ve davalılar adına tescil edilmiş olup, dosya içeriğine göre çekişme konusu taşınmaz 1995 yılından sonra inşa edilmiştir. Başka bir anlatımla, yazılı şekilde tapuya tescil edildikten sonra inşa edilmiş olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesinin olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin muhdesatın tespitine, tapunun beyanlar hanesinde yazılmasına ilişkin hüküm bölümü doğru değildir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.