8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2019/6554 E. , 2020/2429 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkiline ait 220 çuval unun haczedildiğini, ancak yapılan bu haciz işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, haczedilen unların mülkiyetinin müvekkiline ait olup, faturalarını sunduğunu bildirerek 220 çuval un üzerindeki istihkak iddialarının kabulüne, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, borçlulara ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edildiğini, üçüncü kişi ...’ın sunduğu vergi levhasındaki adresin de haciz adresinden farklı bir adres olduğunu, haciz mahallinde yapılan evrak araştırmasında borçlu şirket adına birçok evrak bulunduğunu, davacı tarafından sunulan fatura ve evrakların borcun doğumundan sonra olduğunu, bu evrakların davanın ispatı açısından önemi olmadığını, davacının haciz mahallinin kendisine ait olduğunu ispat edemediğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, üçüncü kişi ve borçlunun ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtlarına göre aynı alanda ve aynı adreste faaliyet gösterdikleri, üçüncü kişinin sunduğu faturaların çoğunluğunun hacizli mallar ile örtüşmediği, haciz adresinde borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği, haciz uygulanması sırasında borçlu şirkete ait evraklar bulunduğu, üçüncü kişinin haciz sırasında dosyaya sunduğu vergi levhasındaki adresin farklı olduğu, üçüncü kişi şirket ile borçlunun tescil adreslerinin aynı olduğu, buna göre borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Tarafların gösterdiği deliller toplanmadan karar verilmesi, hukukî dinlenilme hakkının ihlalidir. Somut uyuşmazlıkta, davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı tarafından iddia ve savunmalarını ispata yönelik olarak tanık deliline dayanılmıştır. Her iki taraf da tanık deliline dayandığından, tanık isim ve adreslerini bildirmeleri için süre ve imkan verilmesi, bildirilmesi halinde tanıkların 6100 sayılı HMK'nin 234. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca dinlenmesi, ondan sonra diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.