4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2020/1911 E. , 2020/2086 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/12/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; tarafların aynı köyde yaşadıklarını ve kayısı bahçelerinin de yan yana olduğunu, müvekkilinin kayısı ekimi için kendi bahçesinde davalının taşınmazının sınırına yakın bir yerde çukur kazdığını, taraflar arasında bu nedenle tartışma çıktığını ve davalının müvekkilini basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde kasten yaraladığını belirterek manevi zarar tazmin talebinde bulunmuştur. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya incelemesinde; UYAP kayıtlarından davacı ...’nün dava devam ederken 29/05/2016 tarihinde vefat ettiği, ancak mirasçılarının usulüne uygun olarak davaya dahil edilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 55. maddesinde; "Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Yine Türk Medeni Kanunu'nun 28/1. maddesi uyarınca; dava devam ederken taraflardan birinin ölümü halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda, mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümüyle konusuz kalmaz. Ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Şu durumda, mahkemece anılan usul hükümleri dikkate alınarak; davacı ...’nün mirasçılarının usule uygun şekilde davadan haberdar edilmeleri ve kendilerine taraf teşkilinin sağlanması hususunda süre verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması, usul ve yasaya uygun olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir.