12. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/13863
- Karar No
- 2020/6619
- Karar Tarihi
- 08.07.2020
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
12. Hukuk Dairesi 2019/13863 E. , 2020/6619 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, icra vekalet ücreti ve faiz itirazları ile birlikte takibe dayanak ilamın kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını ileri sürülerek takibin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, kamulaştırma bedel tespit ve tesciline yönelik kararların 2942 sayılı Yasa gereğince tescil açısından kesin olması nedeniyle kesinleşmeden takip konusu yapılabileceği kabul edilmiş olup, iadesine karar verilen bedele de ancak icra emri tebliğ tarihinden itibaren faiz istenebileceği gerekçesiyle şikayetin kısmen kabulü ile faizin icra emrinin tebliğ tarihinden itibaren işlemesine karar verildiği, borçlu ve alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun istinaf talebinin dayanak ilamda mülkiyet iddiası tartışma konusu yapılmadığı gerekçesi ile HMK’nun 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine, alacaklının istinaf talebinin ise HMK’nun 352/1,
İİK’nun 363. ve 365. maddeleri gereğince reddine karar verildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 367/2. maddesi gereğince taşınmaz mallar ile ilgili ayni haklara ilişkin hükümler kesinleşmedikçe icra edilemezler. Buna karşılık taşınmazın aynına ilişkin olmayan (taşınmaz mal üzerindeki kişisel "şahsi" haklara yönelik) ilamların icraya konulabilmesi için kesinleşmelerine gerek yoktur.
Somut olayda, dayanak ilam ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin 21.11.2017 tarih ve 2017/357 E. - 2017/722 K. sayılı hükmü olup, ilk derece mahkemesince kamulaştırma (bedel tespit ve tescil) davasının kabulüne ilişkin kararın ortadan kaldırılarak ek kamulaştırma bedelinin İdare’ce yatırılmaması nedeni ile davanın reddine ve daha önce mülkiyeti İdare’ye geçen taşınmazın borçlu adına tapuya tesciline ve İdare tarafından depo edilen ve borçluya ödenen kamulaştırma bedelinin İdare’ye iadesine ilişkindir. Dayanak Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf incelemesi yapılan ...
1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.02.2017 tarih ve 2015/594 E. - 2017/60 K. sayılı hükmü gereğince dava konusu taşınmazın mülkiyetinin İdare adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, her ne kadar kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin ilamların kesinleşmeden takibe konulabilmesi mümkün ise de taşınmaz hakkında verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile davanın geldiği nokta itibariyle; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişki karar ile birlikte kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davasının niteliği gereğince taşınmazın mülkiyeti İdare adına geçtikten sonra Bölge Adliye Mahkemesince önceki mahkeme kararının kaldırılması üzerine İdare tarafından eksik kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden davanın reddine, ödenen paranın iadesine ve İdare adına tescil edilen tapu kaydının iptali ile taşınmazın davalı adına tesciline hükmü kurulduğu, anılan ilamın icrası için kesinleşmesi gerektiğinin kabulü gerekmektedir. Diğer bir deyişle, Kamulaştırma Kanununun 10/8. maddesinde belirtilen tescile ilişkin hükmün kesin olması durumu tescilin mahkemece idare lehine yapılması durumunda söz konusu olup, takibin dayanağı ilam taşımaz mülkiyetinin tescilinin davalı gerçek kişi adına yapılmasına ilişkindir ve takibe geçilebilmesi için kesinleşmesi şarttır. O halde, ilk drerece mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.