3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2012/1228 E. , 2012/6246 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.247,17 TL'nın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, davacılara ait taşınmazların davalı şirket tarafından haksız olarak işgal edildiği gerekçesiyle 6.247,15 TL ecrimisilin davalı taraftan tahsili istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 5.484,22 TL tazminatın davalıdan tahsiline, davacının faize ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, verilen karar süresinde taraflarca temyiz edilmemesi üzerine kesinleşmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde faiz talepleri olmadığı halde sehven hüküm kısmına ''davacının faize ilişkin talebinin reddine'' şeklinde cümlenin yazıldığını bu nedenle bu cümlenin hüküm kısmından çıkartılmak suretiyle hükmün tavzihen düzeltilmesini talep etmiştir.Davalı süresi içinde isteminin içeriğini kabul etmediğini, isteminin reddine karar verilmesini talep etmiş,mahkemece; tavzih talebinin kabulü ile hüküm kısmındaki ''davacının faize ilişkin talebinin reddine'' ibaresinin hüküm kısmından çıkartılarak kararın tavzihen düzeltilmesine karar verilmiş, tavzih kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Hükümlerin tavzihi; hükmün müphem olması veya birbirine aykırı (çelişik) fıkralar ihtiva etmesi halinde, hükmün gerçek anlamının meydana çıkarılması için başvurulan bir yoldur. HUMK m. 455 te; hüküm müphem ve gayrivazıh olur veya mütenakız fıkralar ihtiva ederse icrasına kadar iki taraftan her biri ilamın tavzihini ve tenakuzun refini isteyebilir" denmektedir.HUMK mad. 455 te belirtildiği gibi, açık olmayan veya çelişik fıkraları kapsayan hükümlerin açıklanması İstenebilir. Yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmün değiştirilmesi mümkün değildir.Hükümlerin tavzihi de bunun bir İstisnası olarak kabul edilemez. Hakim burada hükmün başka türlü anlaşılmasını önlemek için gerçeği ortaya koymakla ödevlidir.
Tavzih, kural olarak sadece hüküm fıkrası hakkında olur. Hükmün gerekçesinin açıklanması için, tavzih yoluna başvurulamaz. Ancak, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında bir çelişki varsa, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih yoluna başvurulabilir. (YHGK'nın 14.06,1967 gün ve 1967/9-462 E, 300 K, sayılı ilamı)Tavzih yoluna başvurabilmek için hükmün kesinleşmesini beklemeye gerek yoktur.Kesinleşmemiş olan kararlar hakkında da hükmün icrasına (yerine getirilmesine) kadar tavzih istenebilir. Fakat tavzih talebinde bulunulmakla temyiz süresi durmaz. İlamın icraya konmasından sonra da, ilam tamamen icra edilinceye kadar hükmün tavzihinin istenilmesi mümkündür. icra Müdürünün hükmü yorumlamak (tavzih etmek) yetkisi yoktur. Hüküm ancak onu vermiş olan mahkemece tavzih edilir,Hakim tavzih yolu ile hükümde unutmuş olduğu talepler hakkında karar verip bunu hükmüne ekleyemez. Bunun gibi hüküm verirken unutmuş olduğu vekalet ücreti veya faiz hakkında tavzih yolu ile bir karar verip bunu hükmüne dahil edemez. Aynı şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilemez. Bütün bu anlatımlardan çıkan netice, tavzih yolu ile kesinleşmiş olan hüküm sınırlandıramaz, genişletilemez ve değiştirilemez. (Prof, Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı, 2001r cilt 5, sayfa 5270 vd.) Açıklanan kuralların ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece; yapılan bu saptamalardan dolayı, açıklama anlamına gelen tavzih yoluyla verilen hükmün sınırlandırılmasının, genişletilmesinin ve değiştirilmesinin mümkün olamayacağı davacı vekilince ileri sürülen isteğin hükmün değiştirilmesi niteliğinde ve içeriğinde olması nedeniyle ancak temyiz konusu yapılabileceği davacı vekilinin talebinin tavzih yoluyla karşılanmasına yasal olanak bulunmadığından tavzih isteğinin reddine dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmün tavzihine yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.