2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2020/1294 E. , 2020/2196 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2.Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İlk derece mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkek tam kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş, davalı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurması sonucunda bölge adliye mahkemesince erkeğin kadını evden kovduğuna ilişkin vakıa ispatlanamadığından bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği ve birlik görevlerini yerine getirmeyen erkeğin tam kusurlu olduğu yönünde karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı erkeğin bölge adliye mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında, kadına "boşanma davası aç" diyerek kadını evden kovduğu anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hatalı kusur belirlemesi yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davacı erkek tam kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. O halde mahkemece, tarafların, sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50.
51.dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi (TMK 174/2) tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.