8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2019/5988 E. , 2020/4562 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ölüme Bağlı Mal Rejiminin Tasfiyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacı ... vekili, davacı ile ...'un 1978'de evlendiklerini, 2004 yılında davacının eşinin vefat ettiğini, evlilik birliği içinde bedelin tamamı davacı tarafından karşılanarak kooperatif yolu ile satın alınan ... ilçesindeki taşınmaz ile yine davacının katkısı da bulunarak satın alınan Kartal ilçesindeki taşınmazın muris adına tapuda tescil edildiğini, eşinin vefatı ile geriye davacı ve murisin kızkardeşi olan davalının mirasçı olarak kaldığını belirterek, ... ve Kartaldaki taşınmazlar yönünden sırasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL ve 2.500,00 TL katkı payı alacağı ile ...'daki taşınmaz yönünden aile konutu olarak tespiti ve taşınmaz üzerinde TMK'nin 240 veya 652. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkı tanınması istenmiştir. Birleşen dava dosyasında ise davacı tarafça TMK'nin 227 madesi gereğince ...'daki taşınmaz için 5.000,00 TL ve Kartal'daki taşınmaz için 2.500,00 TL olmak üzere alacak talep edilmiş ve yine ...'daki konut ile ilgili olarak aile konutu olduğunun tespiti ve taşınmaz üzerinde TMK'nin 240 veya 652. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkı tanınması istenmiştir.
Davalı vekili, murisin malvarlığının edinilmesinde davacının hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, ... ilçesindeki taşınmazın aile konutu olduğunun ve davacının bu taşınmaza ilişkin katkı payı alacağının 37.180,73 TL olduğunun tespitine, Kartal'daki ev için katkı payı alacağı talebinin reddine, dava konusu taşınmaz üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasına ilişkin özgüleme talebi yönünden görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan talebin tefriki ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Dairenin 2015/4179 Esas, 2017/688 Karar sayılı ilamıyla dava konusu edilen ...'daki taşınmaza ilişkin hesaplamada murisin evlenme tarihi 13.06.1978'den malın edinildiği tarihe kadar gelirleri esas alınmayıp, 1990 yılından itibaren gelirlerinin hesaplamaya dahil edilmesinin hatalı olduğuna işaret edilerek yeniden hesaplama yapılması ve sonuç bulunacak katkı payı alacağının terekeye ait borç olacağı, davacının da tereke mirasçısı olduğu dolayısıyla davalının ancak miras hisssesi oranında borçtan sorumlu tutulabileceğine işaret edilerek hüküm bozulmuş, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl davanın ve birleşen 2006/85 Esas sayılı dosyanın kısmen kabulüne, ...'daki 4 nolu meskenin aile konutu olduğunun ve davacının bu taşınmaza ilişkin katkı payı alacağının 6.017,02 TL olduğunun tespitine, davacının Kartal'daki ev için katkı payı alacağı talebinin reddine, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasına ilişkin özgüleme talebinin tefriki ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafın talebi, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik olup, bu alacak istemi yönünden eda hükmü tesis edilmelidir. Mahkemece, dosya kapsamına ve bozmaya uygun şekilde hesaplanan 6.017,02 TL katkı payı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tespit kararı ile yetinilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, zikredilen bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün (2.) bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde geçen "1-... İli, ... İlçesi, ... adresindeki taşınmazın aile konutu olduğunun ve davacının bu taşınmaza ilişkin katkı payı alacağının 6.017,02 TL olduğunun tespitine," ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "1-... İli, ... İlçesi, ... adresindeki taşınmazın aile konutu olduğunun tesptine ve davacının bu taşınmaza ilişkin 6.017,02 TL katkı payı alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin yazılmasına, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
103,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 307,83 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına ve peşin harcın da istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.