Esas No
E. 2020/1880
Karar No
K. 2020/4602
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2020/1880 E.  ,  2020/4602 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R

Davacı vekili, vekil edeninin kayden paydaşı olduğu 9141 parsel sayılı taşınmazın tamamını davalıların bina yapmak ve kullanmak suretiyle işgal ettiğini belirterek 01.07.2002 – 01.07.2007 dönemi için ecrimisil bedeli olarak toplam 9.000,00 TL nın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, taşınmazın imar uygulaması ile oluştuğunu bu nedenle davacının ecrimisil talep edemeyeceğini, davanın ispatlanamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, ilk hükümle davanın kısmen kabulüne, 5.848,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.01.2015 tarihli ve 2015/38 Esas, 2015/1320 Karar sayılı kararı ile, davalılar yönünden usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince, bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda, bina bedeli ödenmedikçe davalının binayı kullanmasının haksız olarak nitelendirilemeyeceği, bina bedelinin ödendiğine ilişkin dosyada herhangi bir delilin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Tarafların gösterdiği deliller toplanmadan karar verilmesi, hukukî dinlenilme hakkının ihlalidir.

Somut olayda, bozmadan sonra, duruşma günü, davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davacı vekili 17.09.2015 tarihli duruşmada hazır olmadığından, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davalılar vekili tarafından 29.09.2015 tarihli dilekçe ile yenileme talebinde bulunulmuş, Mahkemece aynı gün yenileme tensip tutanağı düzenlenmiş, 05.11.2015 tarihli duruşma günü ve yenileme dilekçesinin davacı tarafa tebliğine karar verilmiş, ancak tebligat yapılmamış ve davacının katılmadığı müteakip duruşmalar sonucunda dosya karara çıkmıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan kanun maddeleri ve ilkeler ışığında duruşma günü tebliğ edilmeden, karar verilmesi nedeniyle davacı vekilinin hukuki dinlenilme hakkı ihlal edildiğinden, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog