Esas No
E. 2018/11527
Karar No
K. 2020/1562
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2018/11527 E.  ,  2020/1562 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde belirtilen devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerin davalı tarafından işgal edildiğini belirterek, müdahalenin önlenmesini ve yapıların kalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur

Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, bilirkişilerin 14.01.2011 havale tarihli raporunda ve eki krokide pembe renkle taralı yol 1'in 151,52 m2 ve yol 2'nin 11,04 m2'lik bölümü, mavi renk ile taralı koridorun 273,00 m2'lik bölümü, kahverenk ile taralı 12,09 m2'lik merdiven 1'in, 2,20 m2'lik merdiven 2'nin tamamı, yeşil renk ile taralı 7,59 m2'lik çiçeklik 1'in, 14,41 m2'lik çiceklik 3'ün, 2,00 m2'lik çiceklik 4'ün tamamı, çiçeklik 2'nin 44,90 m2'lik bölümü, mor renk ile taralı 6,89 m2'lik duş'un tamamı, yaklaşık 2.090 m2'lik kumsal alana müdahalenin menine ve kaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.

1.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değeri, elatılan yerin değeri ile kal bedelinin toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK). Ayrıca, elatılan yerin değeri ile kal bedelinin toplamı olan dava değeri üzerinden davacı taraf yararına tek bir vekalet ücreti tayini gerekir. O halde, Mahkemece, kabul edilen dava değeri (70.295,00 TL) üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davacı taraf lehine nispi vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple vekalet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının yedinci paragrafta yer alan ''1.800,00'' ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine ''8.031,60'' ibaresinin yazılarak eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 544,49 TL peşin harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 1.777,09 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog