Aramaya Dön

Hukuk Genel Kurulu

Esas No
E. 2008/198
Karar No
K. 2012/261
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

Hukuk Genel Kurulu         2012/12-84 E.  ,  2012/261 K.ŞİKAYET

MÜŞTEREK VE MÜTESELSİL BORÇLULUK

TEDBİR KARARININ İÇERİĞİ

İCRA DOSYASINA YATAN PARA ÜZERİNDEKİ TEDBİRİN UYGULANMASI

BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 141

İCRA VE İFLAS KANUNU (2004) Madde 72

                       HUKUK GENEL KURULU KARARI 

  Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: İstek,icra memurunun ihtiyati tedbir kararına aykırı işlemini şikayete ilişkindir.

Şikayetçi, At… Ltd. Şti’nin borcu nedeniyle müvekkili Ark… Ltd.Şti’ye verilen çekin çalındığı, İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/464 Es. sayılı dosyası ile çekin istirdadı için dava açıldığı, çek bedelinin alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verildiği,  tedbir kararının uygulanması için İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16876 Es. sayılı dosyasına ibraz edildiği, icra memurunun tedbir kararına aykırı karar verdiği,  borçlulardan biri tarafından çek bedelinin yatırılması halinde borcun sona ereceği, tedbir kararında paranın karşı tarafça yatırılması şartı bulunmadığı, At. A.Ş tarafından ihtiyati haciz tehdidi altında  yatırılan paranın bu tedbir kapsamında karşı taraf/alacaklıya ödenmemesi gerekeceği, kayıp çekin gerçek hamilinin Ark. Ltd.Şti olduğu, At. A.Ş nin borcu nedeniyle çek keşide edildiği, hırsızlık olayı nedeniyle çekin ellerinden çıktığı, iddiasıyla, İstanbul 7. İcra Müdürünün 04.08.2008 tarihli kararının kaldırılması ile tedbir kararının uygulanmasına, dosyaya yatırılan paranın alacaklı görünen C. G.’a ödenmemesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesine açılan istirdat davası sırasında,

İİK’nun 72/3. maddesi uyarınca verilen 31.07.2008 tarihli tedbir kararına göre,  Ark… Madencilik ve Dökümcülük San ve Tic Ltd Şti ile Ard…Dök.San.Tic.Ltd.Şti ve alacaklı C. G. arasında  hüküm ifade etmek koşulu ile  icra veznesine yatacak  paranın karşı taraf/alacaklıya ödenmemesi yolunda ihtiyati tedbir kararı  verildiği,  dolayısıyla bu dava dışında diğer borçlu, At. A.Ş tarafından yatırılan  paranın  alacaklıya  ödenmesinde yasal engel bulunmadığı,  icra müdürlüğünce yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun bulunduğu, gerekçesiyle şikayetin reddine, karar vermiştir.

Şikayetçi vekilinin temyizi üzerine karar Özel Dairece, yukarıda başlık bölümünde açıklanan  nedenlerle bozulmuştur.

Mahkeme, müşterek müteselsil sorumlulukta borçlulardan herhangi birinin borcu ödemesi halinde tüm borçlular yönünden borcun sükut edeceği tartışmasız ise de, her bir borçlunun borcun tümünden diğerinden bağımsız olarak sorumlu olduğu, borçlulardan birinin borcunu biran önce  ödeyip işleyecek faizlerinden kurtulmak istemesini engelleyici bir hüküm bulunmadığı, somut olayda ödeme yapanın da borçlu olduğu, tedbirin mahkeme ilamında açıkça belirtildiği üzere sadece ve sadece eldeki dosyanın tarafları olan Ark…Ltd Şti ile Ard...Ltd.Şti ve alacaklı C. G. arasında hüküm ifade edeceği, diğer borçlu At… A.Ş tarafından takip konusu borcun depo edildiği ve bunun da alacaklıya ödendiği, o halde kambiyo  senedine bağlı alacak için her bir borçlu bağımsız olarak sorumlu ise de tedbirin  her bir borçlu için bağımsız olarak uygulanacağı, tedbir kararının tarafı olmayan, borçtan müteselsilen ve bağımsız olarak sorumlu olan borçlunun yatırdığı paranın alacaklıya ödenmesinde hiçbir yasal engel bulunmadığı gibi, herhangi bir kusur ve zarar var ise bunun borçluların birbirlerine rücuu suretiyle giderilebileceği, gerekçesiyle önceki kararında direnmiş; hükmü şikayetçi vekili temyize getirmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelen uyuşmazlık; haklarında takip bulunan müteselsil iki borçludan birisinin açtığı ve ihtiyati tedbir kararının verildiği davada taraf olmayan, diğer borçlu tarafından, icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenip ödenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Öncelikle müteselsil borç kavramına kısaca değinilmesinde yarar bulunmaktadır.

Müteselsil borç, sözleşme veya kanun gereği birden fazla borçlunun alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğu, diğer bir deyişle alacaklının edayı her müteselsil borçludan talep edebildiği ve edanın tamamen yerine getirilmesine kadar bütün borçluların sorumluluğunun devam ettiği, borçlulardan birinin borcu ödemesi halinde diğerlerinin de borçtan kurtulduğu borç ilişkisidir.

Borçlar Kanunu 141 ve devamına göre müteselsil borçta alacaklının hakkı birden çok borçluya karşı tek bir alacaktan ibaret olmayıp, borçluların her birine karşı ayrı ayrı yönelen ve birbiriyle yarışan birden çok alacaktan ibarettir. Alacaklı her alacak üzerinde (temlik veya borcun ibrası yoluyla) ayrı ayrı tasarrufta bulunabileceği gibi alacaklı tarafından yapılan ihtar da sadece ihtar yapılan borçlu açısından sonuç doğurur. Alacaklı borçluların her birinden borcun tamamının ödenmesini isteyebilir ancak borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme borcu sona erdirir( Eren Fikret Borçlar Hukuku Genel  Hükümler 8.Baskı sh. 1152 vd; Andreas van Tuhr Borçlar Hukuku  sh.785 vd,). Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesine gelince: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 14.07.2008 gün ve 2008/1060 D.İş. sayı ile ,ihtiyati haciz isteyen alacaklı/C. G.’ın talebi üzerine  S. Ltd.Şti., Hayati, Ark… Ltd.Şti., Atek A.Ş aleyhine 05.07.2008 keşide tarihli 9.000,00 TL bedelli bir adet çek nedeniyle, ihtiyati haciz kararı vermiştir.

İhtiyati haciz kararı verilmesinin ardından eldeki şikayete de konu olan İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16876 Es. Sayılı dosyası ile alacaklı Cemal G. tarafından borçlular, At…A.Ş, Ark… Ltd.Şti., Hayati ve S.  Ltd.Şti aleyhine 06.07.2008 tarihli ve 9.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 16.07.2008 tarihinde haciz istekli  takip başlatılmış, 10 Örnek Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Yapılacak Takipte ödeme emri borçlulara gönderilmiştir.

Öte yandan, davacıları Ark. Ltd.Şti.ve Ard.. Ltd.Şti., davalısı Cemal G. olan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/ 464 E. sayılı istirdat konulu dava dosyasında; Ard... Şti’ne ait işyerine 30.01.2008 tarihinde hırsız girdiği ve kasanın açılması sonucunda müşteri çekleri ve muhtelif çek koçanlarının çalındığı, bunun için Eyüp Asliye 1. Hukuk Mahkemesi’nin-2008/198 esasında zayi davası açtıkları, ödeme yasağı kararı verildiği, bu çeklerden Topkapı Sanayi Şubesi’ne ait 01.07.2008 tarihli ve 151719 no’lu hesaptan keşide edilmiş 7000202 nolu çekin davalı tarafından bankaya sunulduğu,  lehtar olarak  Ark. Ltd Şti’nin. göründüğü,  İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16866 sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı uygulandığı, çekin arkasında şirket yetkilisinin imzası olmayıp, karalama şeklinde ciro yapıldığı, ciroların uydurma olduğu ve ciro silsilesinin bozulduğu, alacağın  Ark. Ltd.Şti’ye ait olduğu iddiasıyla dava açılmış; icra takibinin durdurulması için karar verilmesi talep edilmiştir.

Anılan mahkemece,

İİK’nun 72/3 md gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit veya istirdat davasında tedbir yoluyla takip durdurulamayacağından takibin durdurulması talebinin reddine, ancak aynı hükümler gereğince takibe konu alacağın %40 teminatı karşılığında icra veznesine yatan paranın ödenmesinin önlenmesi yolunda hüküm verilebileceği ve çoğun içinde azın da bulunduğunun dikkate alındığı açıklamasıyla “1-Davacının icra takibinin durdurulması yolundaki tedbir taleplerinin reddine, 2-İİK 72/3 md gereğince %40 teminat karşılığında takdiren taraflar arasında hüküm ifade etmek koşulu ile icra veznesine yatacak paranın davalıya ödenmemesi yolunda  ihtiyati tedbir kararı verilmesine,” karar verilmiştir.

Şikayete konu İcra Müdürlüğü’nün 04.08.2008 tarihli, “İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.07.2008 tarihli ve 2008/ 464 Es. Sayılı tedbir kararı uyarınca dosyaya lehine tedbir kararı verilen 1- Ark… Ltd.Şti ve 2- Ard… Ltd.Şti …(okunaksız) tutar yatırılması halinde tedbiren alacaklı tarafa ödenmemesine” dair kararı üzerine borçlu At.. A.Ş vekili, çekin çalıntı olduğu, çek zayi nedeniyle iptal davası açıldığı, tedbir nedeniyle banka tarafından ödenmediği, yapılan icra takibi nedeniyle çek zayi edenler tarafından borcun dosyaya yatırılması halinde alacaklı C. G.’a ödenmemesi hususunda tedbiren karar alındığı, dava sonuna kadar paranın ödenmemesine karar verildiği, davalar neticesinde gerçek hamile ödenmesi hususundaki bu tedbirin nazara alınmasını da talep ederek, parayı istirdat ve her türlü hakkını saklı tutarak yatırmayı talep etmiş ve yatırmıştır.

Alacaklı vekili tarafından, dosyaya yatırılan paranın At. A.Ş tarafından yatırıldığı, bu borçlu yönünden verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığı gerekçesiyle paranın kendisine ödenmesinin talep edilmesi üzerine, icra müdürlüğünce, bu talep uygun bulunarak, yatırılan tutar alacaklıya ödenmiş; dosyanın infaz suretiyle işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.

Yukarıda da açıkça izah edildiği üzere, müteselsil borçlulardan birisi borcu yatırmakla borç sona ereceğinden, ihtiyati tedbir kararının kapsamı itibariyle bir ayrıma gidilmeksizin “icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi” şeklinde verilmiş bir kararın bulunmaması, aksine tedbir kararının sadece “Ark. Ltd.Şti ve Ard… Ltd.Şti tarafından yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi” ne ilişkin olması ve bu haliyle tedbirin açık bir sınırlama içermesi karşısında, tedbir kararında adı yer almayan müteselsil borçlulardan At… A.Ş tarafından icra dosyasına yatırılan paranın, icra müdürlüğünce alacaklıya ödenmesi işleminde ve dosyanın infaz suretiyle işlemden kaldırılması kararında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. O halde, yerel mahkemece, icra müdürlüğünün anılan işlemine yönelik şikayetin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olup, kararın onanması gerekir.  SONUÇ:

Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA,  30.03.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku İİK md.72/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.