Esas No
E. 2010/17328
Karar No
K. 2010/30194
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2010/17328 E.  ,  2010/30194 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 08/04/2010

NUMARASI : 2010/64-2010/229

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlattığı 26.01.2010 tarihli takipte dayanak bono 25.09.2009 tanzim tarihli olup, vade kaydını taşımadığından görüldüğünde ödenecek bono vasfındadır. Takip alacaklısı senette lehtar olup, borçlu ise senet keşidecisidir.

TTK.nun 690.madde yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı kanunun 616/1.maddesi gereğince görüldüğünde ödenecek bono ibrazında ödenir. Böyle bir bonunun tanzim tarihinden itibaren 1 yıl içinde ibrazı zorunludur. Bu sürenin geçirilmiş olması, başka bir anlatımla bononun, tanzim tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödenmesi için ibraz olunmaması halinde müracaat borçluları (lehtar ve cirantalar) borçtan kurtulur. Yani kendilerine müracaat hakkı kaybedilir.

Böyle bir durumda bono vasfında bir değişiklik olmaz ise de, bonoyu tanzim eden keşideci ve avalistler yönünden sorumluluk devam eder. Sadece bono ibraz süresinin son günü ibraz edilmiş sayılacağından (TTK.617/11), 3 yıllık zamanaşımı süresi de, tanzim tarihinden itibaren (1) yıllık sürenin bitiminden başlar. Bononun keşide tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde icra takibi başlatılması bononun keşideciye ibrazı yerine geçer.

Bu kurallar ışığında somut olayın incelenmesinde; görüldüğünde ödenecek bono biçiminde düzenlenen senet, kambiyo vasfını yitirmediği gibi, keşidecinin senetteki borçtan sorumluluğu devam ettiğinden ve dolayısıyla lehtar alacaklının takip yapmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. Borçlu vekilinin diğer itirazları incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bonoda vade olmadığı ve dolayısı ile bono niteliği olmadığından bahisle takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog