11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/3453 E. , 2020/1912 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/11/2017 tarih ve 2015/416 E- 2017/375 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 08/05/2019 tarih ve 2018/525 E- 2019/538 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “NET”, “ERNET” ve “EKONET” gibi “NET” ana unsurlu çok sayıda tanınmış markasının bulunduğunu, davalının bu markalarla iltibas teşkil edecek şekilde “PAPERNET” ibaresinin marka olarak tescili için davalı kuruma başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın TPMK YİDK’nin 2015-M-8453 sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının 03, 20 ve 21. sınıflarda yer alan mallar yönünden iptaline, aynı mallar yönünden dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "net" ibaresinin başvuru kapsamındaki mallar yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, başvurunun kapsadığı çekişme konusu 03.
20.ve 21. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle YİDK kararının kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, “NET” ibaresinin dava konusu mal ve hizmetler açısından ayırt edici olmadığı, markalar bütün olarak değerlendirildiğinde 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.