8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/18519 E. , 2020/3982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Men'i Müdahale Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacı vekili, ... merkez ... köyü 310 parsel sayılı taşınmaz 1966 yılında kadastro çalışmalarından önce ve kadastro çalışmaları esnasında aktif nehir yatağı olmasına rağmen davalı adına tescil edilmiştir. Bu durumun ekli 1985 tarihli askeri harita üzerinde ve imar paftasında açıkça göründüğünü, taşınmazın bulunduğu alanın tamamen kumluk ve ... yatağında olduğu görülmektedir. 3402 sayılı Kanun'un 16 maddesi "devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar (bunlardar çıkan kaynaklar) gibi tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz,göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlamaya tabi değildirler ve mülkiyete konu edilemezler" hükmü gereği dava konusu edilen taşınmazlar özel mülkiyete konu olamazlar,ekli yargıtay kararları da aktif dere yataklarının kamu malı niteliğinde olduğu ve imar uygulaması yapılmış olmasının özel mülkiyete konu edilmesini sağlamayacağı ve bu taşınmazların sicillerinin olamayacağı görüşüyle terkini gerektiğini belirtmiştir.Bu nedenlerle davaya konu taşınmazın tapusunun iptali ve tapudan terkinine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili , davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, evveliyatı özel mülkiyete ait tapulu arazi olan taşınmazın daha sonra dere yatağının yön değiştirmesi sonucu Murat nehrinin taşınmazın ortasından geçtiği, davacı ...'nin tapu iptali tescil davasını açmakta haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; nehir yatağı altında kalan yerler bakımından tapunun iptali ve terkin isteğine ilişkindir.
Kural olarak, dere yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin kazanılması da mümkün bulunmamaktadır. Yine TMK'nin 999/2. maddesinde belirtildiği üzere tapuya kayıtlı bir taşınmaz kayda tabi olmayan bir taşınmaza dönüşürse bu durumda tapu sicilinden terkin edilir hükmü de düzenlenmiştir.
Somut olayda; çekişme konusu 23.600,00 m2 yüzölçümlü 310 parsel sayılı taşınmazın 10.01.1971 tarihinde kesinleşen kadastro sınırları itibariyle doğu ve güneyinin ... ile çevrili olduğu, DSİ. tarafından dere ıslah çalışmaları ile Murat nehrinin akış yönünün değiştirildiği ve neticede 05.05.2015 tarihli fen bilirkişisinin raporunda belirtildiği üzere ... dere yatağının 310 parselin içerisinde kaldığı ,rapora ekli krokide C harfi ile işaretlenen kısmın dere yatağı, B ve D harfi ile işaretli kısımların ise set olduğu görülmüştür.
Her ne kadar ıslah çalışmaları öncesinde taşınmaz özel mülkiyete konu ise de yukarıda izah edildiği üzere TMK'nin 999/2. maddesi uyarınca set ve set içinde kalan dere yatağı belirlenerek bu kısmın tapusunun iptali ile terkine karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.