8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2018/2548
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/02/2018
NUMARASI: 2014/54 E. - 2018/55 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2020
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 21/02/2013 tarihinde davalı ... tarafından işletilen ve davalı ... nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı otobüs ile seyahat ettiği sırada meydana gelen kazada yarlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.986,00-TL maddi zararlar ile 15.000,00 TL manevi zararının kaza tarihi olan 21.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in mahkemeye verdiği cevap dilekçesini özetle; davacının iş gücü kaybı zararını ispat etmesi gerektiğini, kazaya ilişkin kusur incelemesi yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, aracın ... Sigortaya Zorunlu Mali Mesuliyet, Ankara sigortaya zorunlu karayolu taşımacılık, ... Sigortaya zorunlu koltuk Ferdi Kaza ve ... sigortaya ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu ve davanın sigorta şirketlerine ihbarı gerektiğini beyanla davanın reddini talep ettiğini, Davalı ... sigortanın 21/05/2014 tarihinde vermiş olduğu cevap dilekçesini özetle; ... plaka sayılı aracın şirketleri nezdinde ... no.lu ve 18/11/2013/2014 vade tarihli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, yaralanan davacının sigortalı araçta yolcu olarak bulunması sebebiyle sırasıyla zorunlu koltuk ferdi kaza, zorunlu taşımacılık mali sorumluluk ve zorunlu mali mesuliyet poliçelerine başvurulması gerekiğini, mevcut durumda şirketlerinin sorumluluğu doğmadığını, kusur ve zararın ispatı gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz isteminin reddi gerektiğini ve yasal faiz ile sorumlu olacaklarını beyanla davanını reddini talep etmişlerdir. Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda;
1.Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, 2-Davalı ... bakımından davanın reddine, 3-Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre hesaplanan 6.011,35 TL'nin ödeme tarihi olan 23.02.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine, 4-Manevi Tazminat Bakımından Talebin Kısmen Kabulü İle 10.000,00 Tl'nin Davalı ...'den Dava İtibaren Yasal Faiziyle Beraber Alınıp Davacıya Verilmesine, karar verilmiştir. Davacı vekili vekili ile davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalılar lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... a.ş vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... şirketi ile ihbar olunan sigorta şirketinin sorumlu tutulmamasının hatalı olduğunu, aktüerya bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, manevi tazminat ise fahiş olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Davacı ...'ın 21/02/2013 tarihinde davalı ... tarafından işletilen ve davalı ... nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı otobüs ile seyahat ettiği sırada meydana gelen kazada yarlandığı anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacının bakıcı ihtiyacını ve tedavi giderinin doktor bilirkişi tarafından tespit ediliği, sıralı sorumluluk gereği ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun doğmadığı, ihbar olunan ve davalı sıfatını taşımayan sigorta şirketleri yönünden hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde T. B.K.nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, HMK.353/1-b/1 maddesi uyarınca bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddi gerektiği, Davacı vekilinin istinaf talepleri yönünden yapılan incelemede ise; davalı ... A.Ş yönünden reddedilen maddi tazminat bulunmadığı gibi, ıslah dilekçesinde göre de; davalı ...'ye yöneltilmiş bir manevi tazminat talebinin de bulunmadığı, bu nedenle davacı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin, yine kazaya karışan aracın otobüs olması, davalı ... A.Ş'ninde tacir olduğu göz önünde tutularak avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, bu nedenle davacı vekilinin buna yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılması gerektiği, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.