12. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/399
- Karar No
- 2020/7165
- Karar Tarihi
- 17.09.2020
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
12. Hukuk Dairesi 2020/399 E. , 2020/7165 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçluların, takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurdukları,icra mahkemesi tarafından davanın reddine ve asıl alacağın %20'si olan 86.478,00 TL icra tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği,verilen bu kararın taraf vekillerine tefhim edildiği, gerekçeli karar yazılırken mahkemece, 27.04.2017 tarihli karar ile “maddi hata düzeltim şerhi” adı altında 27.04.2017 tarihli kısa kararda yer alan “asıl alacağın %20'si olan 86.478,00 TL icra tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine” ibaresinin “asıl alacağın %20'si olan 86.478,00 TL icra tazminatının davacılardan alınıp davalıya verilmesine” olarak değiştirildiği, borçluların istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kamu düzeni nedeni ile kaldırılmasına borca itirazın reddine ve asıl alacağın % 20'si olan 86.478,00 TL icra inkar tazminatının (davalı) alacaklıdan alınarak (davacı) borçlulara verilmesine, karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda alacaklı vekilinin tefhim edilen kısa karar ile aynı gün yazılan maddi hata düzeltim şerhini içeren gerekçeli kararı esas alarak istinaf yoluna başvurmadığı, borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce ilk derece mahkemesinin düzeltme şerhinin HMK 305. maddesinde öngörülen hükmün tavzihi şartlarına uygun olmadığı gerekçesi ile kaldırılması doğru ise de bu kez aleyhine karar verilen alacaklı vekilinin temyiz talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu,
İİK'nun 169 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz niteliğinde olup,
İİK'nun 169/a-6. maddesi gereğince; itirazın reddi halinde borçlu, ancak takip muvakkaten durdurulmuş ise, diğer tarafın isteği üzerine, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir. Bu durumda, borçlunun borca itirazı esasa ilişkin nedenlerden reddedilmiş olup icra takibi muvakkaten durdurulduğuna göre; alacaklının isteği bulunduğu da gözetilmek suretiyle İİK'nun 169/a-6. maddesindeki açık düzenleme gereğince borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekirken, maddi hata yazım nedeni ile davalı alacaklının tazminattan sorumlu tutulması yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.