Esas No
E. 2019/3956
Karar No
K. 2020/5836
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2019/3956 E.  ,  2020/5836 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu İptal Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 789 Ada 18 parsel sayılı taşınmazda 30/32 hisse maliki olduğunu, 2/32 hissenin ise ... ... adına kayıtlı bulunduğunu, ... ...'in de 30 sene evvel vefat ettiğini, bahse konu bu hissenin 20 seneyi aşkın süredir vekil edeni tarafından malik sıfatı ile zilyet olarak kullanıldığını belirterek, ... ... adına 2/32 hissenin iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davaya dahil edilen Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ilk hükümle, davanın kabulüne, dahili davalı ...'nın mirasçı olmadığı ve taraf sıfatı bulunmadığı da dikkate alınarak, dava konusu 789 ada 18 parsel nolu yerde 2/32 hisse ile malik olan ... kızı ...'nin hissesinin iptaline; 2/32 hissenin davacı ... oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün Hazine vekili tarafından temyiz edilmesine üzerine, Daire'nin 22.05.2017 tarihli ve 2017/11623 Esas, 2017/7522 Karar sayılı ilamı ile, dava dosyası içerisinde yer alan veraset ilamı ile dava konusu 2/32 payın sahibi ... kızı ...'nin aynı kişi olup olmadığı hususunda duraksama bulunduğu, bu durumda Mahkemece, tapuda kayıt maliki olan ... kızı ... ile davalıların kök miras bırakanları 27.03.1975 tarihinde öldüğü belirlenen ... ...'in aynı kişi olup olmadıklarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği, buna göre, Tapu Müdürlüğü taraf gösterilerek tapu kaydında isim tashihi davası açılmak üzere taraflara süre ve imkan tanınması, dava açılması halinde bekletici mesele yapılması, tapu kaydında isim tashihi davası sonuçlandıktan sonra, toplanan delillere göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, tapuda isim tashihi davası açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK'nin 713/2. fıkrasında açıklanan "tapu malikinin 20 yıl önce ölmüş olması" hukuki nedenlerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillere göre, dava konusu 789 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 2/32 hissesinin 24.05.1971 tarihinde kadastro ile ... kızı ... adına, 30/32 hissesinin ise 21.10.1996 tarihinde davacı ... adına alım ile tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, her ne kadar bozmaya uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, tapuda isim tashihi davası açılmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olup, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava dosyası içerisinde yer alan veraset ilamına göre, ... ..., ... ve ... kızı olup 01.07.1893 doğumludur. Dava konusu 2/32 pay ise tapuda ... kızı ... adına kayıtlı bulunmaktadır. Bozma ilamında da değinildiği üzere, dava konusu uyuşmazlığın çözüme kavuşturabilmesi için, yapılması gereken, tapu maliki ile veraset ilamındaki kişinin aynı kişi olduğunun her türlü tereddütten uzak olarak belirlenmesidir ki bu da ancak tapu kaydının veraset ilamına uygun hale getirilmesi ile sağlanacaktır.Bilindiği üzere, yeni Tapu Sicil Tüzüğü hükümleri ve özelikle 75. maddesi dikkate alındığında, tapu müdürlüklerine oldukça geniş yetkiler verilerek tapudaki hataların daha kısa bir sürede, idari yoldan düzeltilmesine imkân tanındığı ve kayıt düzeltimleri için öncelikle müdürlüklere başvuru yapılmasının zorunlu tutulduğu görülmektedir. Davacılar vekili tarafından bahsi geçen Tapu Sicil Tüzüğü hükümleri gereği, tapu kaydında düzeltim için gerekli başvurular yapılmış ancak henüz süreç tamamlanmamıştır. Bu durumda, tapuda isim tashihi davası açılmadan önce kanuni düzenlemelere göre öncelikle idari yolların tüketilmesi, sonrasında isim tashihi davası açılması gerekecektir. O halde, Mahkemece, mevzuata göre yapılması gereken işlemlerin tamamlanması beklenilip, oluşacak sonuca göre, toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken, tapuda isim tashihi davası açılmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davacı mirasçıları vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog