8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/5083 E. , 2020/5848 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacılar vekili, vekil edenlerinden ... ile dava dışı ...’ün daha önce ½ hisselerle paydaş olduğu dava konusu 15 parsel sayılı taşınmazdaki ... payının davalı tarafından satın alındığını, vekil edeni ... tarafından açılan önalım davası neticesinde davalı payının iptali ile ... adına tescil edildiğini, iptal kararına rağmen taşınmazın davalı tarafından boşaltılmadığını, vekil edenlerinden ...’nın diğer vekil edeni ...’in kardeşi olduğunu ve ...’in taşınmazı ...’ya kiraya verdiğini açıklayarak , davalının elatmasının önlenmesine ve davacıların mahrum kaldıkları zarara ilişkin olarak şimdilik 20.000,00 TL alacağın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, taşınmaza 1.4.2014 tarihinde şekerpancarı ektiğini, ekim yaptığı tarihte tapu iptal ve tescil kararının kesinleşmediğini, taşınmazın adına kayıtlı olması nedeniyle tasarruf hakkının bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının elatmanın önlenmesi talebinin reddine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bilindiği üzere, önalım hakkı; taşınmaz mal mülkiyetinin kanundan doğan takyitlerinden biri olup 26.12.1951 tarihli ve 1/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında “16.05.1951 tarih ve 19/6 esas 3 karar sayılı tevhidi içtihat kararıyla da teyit olunduğu üzere şufa hakkının inşai bir hak olduğu” belirtilmiştir. Bu nedenle şuf’a davasının kesinleştiği tarihinden, dava tarihine kadar olan dönem için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, davalının tapu kaydında malik olarak bulunduğu 2013 ve 2014 yılları için ecrimisile hükmedilmesi doğru olmamıştır.