Esas No
E. 2018/5842
Karar No
K. 2020/6004
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2018/5842 E.  ,  2020/6004 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı, kayden paydaşı olduğu 945 parsel sayılı taşınmaza davalının yol olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, dava konusu taşınmaza müdahalesinin olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda, çekişme konusu yerin il özel idaresince imar yolu kapsamına alınıp yola terklerinin yapıldığı, yol niteliğine dönüştüğü, davacı talebinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilimiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.12.2014 tarihli, 2014/921 Esas-2014/19862 Karar sayılı ilamı ile; çekişme konusu 945 parsel sayılı taşınmazın halen davacı ve dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, davalının anılan parselde bir hakkının bulunmadığı halde bu taşınmazı yol olarak kullandığı, il özel idaresinin 15.03.2013 tarihli yazısına konu olan imar planının mutasavver olup, henüz hayata geçmediği, başka bir deyişle davacı adına olan çap (tapu) kaydının ayakta olup, halen iptal edilmediği, diğer taraftan, tanıklarca her ne kadar davacının murisi tarafından taşınmazın kullanımına muvafakat edildiği belirtilmişse de, eldeki davanın açılması ile taşınmazın kullanımına dair muvafakatin geri alınmış olduğu, ayrıca, elatmanın önlenmesi isteği bakımından paydaş davacının tek başına eldeki davayı açabileceği, hâl böyle olunca, iddia doğrultusunda davacının Türk Medeni Kanununun 683. maddesinden kaynaklan mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak inceleme ve araştırma yapılması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda, davalının 04.03.2015 tarihinde hisse satın alınarak dava konusu taşınmazın paydaşı haline geldiği gerekçesi ile “ davası konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 1.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, alınması gerekli 27,70 TL harçtan peşin olarak yatırılan 21,15 TL harcın mahsubu ile 6,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından yargılama giderlerine ilişkin olarak temyiz edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinin birinci fıkrası “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmeder” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan madde doğrultusunda, davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olacaktır.Bu ise, tarafların hangisinin haklı olduğu hususunda gerekli araştırmanın yapılarak kanıtların toplanması ve değerlendirilmesi ile mümkündür. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Mahkemece davanın konusuz kaldığı kabul edilerek esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmekle, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilip, o tarafın yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerekirken anılan hususlarda değerlendirme yapılmaksızın davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve vekalet ücreti yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.