8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/5634 E. , 2020/6231 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar-birleşen dosyada davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacılar/birleşen dosyada davalılar vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazda vekil edenlerinin murisinin de hissesi olduğunu, davalının taşınmaza zirai ve benzeri atıklar koyarak vekil edenlerinin tasarrufunu engellediğini belirterek, taşınmaza yapılan elatmanın önlenmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı/birleşen dosyada davacı vekili, davanın reddini savunmuş, birleşen dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 957/Mayıs tarihli ve 11 sıra nolu eski tapunun kapsamında kaldığını, tapu kaydında vekil edeninin murisinin hissesi olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında vekil edenine ait taşınmazın sınırları içerisinde kalması gerekirken yanlışlıkla ayrı bir parsel olarak kaydedildiğini belirterek, davacılar/birleşen dosyada davalılar adına kayıtlı toplam 1/2 hissenin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüyle, 120 ada 20 parsel sayılı taşınmazın davacılar/birleşen dosyada davalılar adına kayıtlı 1/2 hissenin tapu kaydının iptaliyle, davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davacılar/birleşen dosyada davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, birleşen dava tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, mahkemece, taşınmazın tespit öncesinden beri davalı/birleşen dosyada davacı tarafından kullanıldığı, dava konusu 20 parsel sayılı taşınmazın dava dışı 3 parsel sayılı taşınmazla bir bütün halinde iken yol geçmesi nedeniyle kadastro çalışmaları sırasında ayrı bir parsel olarak kaydedildiği, tespit öncesinde de taşınmazın davalı/birleşen dosyada davacı tarafından bir bütün olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazın 3 parsel sayılı taşınmazdan ayrıldığını, davacılar/birleşen dosyada davalılar tarafından kabul edildiği gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, kadastro tutanağı ve tapu kaydına göre, dava konusu 20 parsel sayılı taşınmazın senetsizden, eklemeli zilyetlik nedeniyle 1/2'şer hisseli olarak davacılar/birleşen dosyada davalıların murisi Mehmet Öksüz ve davalı/birleşen dosyada davacının ... adına tespit ve tescil edildiği, davalı/birleşen dosyada davacı dava dilekçesinde murisinin hissesi olduğunu iddia ettiği 957/Mayıs tarihli ve 11 sıra nolu eski tapu kaydına dayandığı, tapu kaydının dava konusu taşınmazın kapsayıp kapsamadığına yönelik bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, diğer yandan davacılar/birleşen dosyada davalıların da 5 nolu celsedeki beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın babalarından kaldığını savundukları, dava konusu taşınmazın davalı/birleşen dosyada davacıya ait olduğu kabul ettikleri anlamı taşımayacağı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece yapılacak iş, dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yaparak, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile zilyetlik konusunda kapsamlı bilgiler alınmak, davalı/birleşen dosyada davalının dava dilekçesinde dayandığı eski tapu kaydındaki mevki ve sınırlarını tatbik etmek, sözleşmenin sınır ve miktarı yönünden dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı uzman bilirkişilerce duraksamaya yer bırakmadan tespit edilerek, krokiye işaretlenmesini sağlamak, sözleşmenin dava konusu taşınmazı kapsadığı tespit edilirse oluşacak sonuca karar vermek olmalıdır.