Esas No
E. 2009/12455
Karar No
K. 2009/20438
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2009/12455 E.  ,  2009/20438 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 01/04/2009

NUMARASI : 2008/1773-2009/762

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

1.Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklı veklinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK’nun 438. ve İİK’ nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından borçlu vekilinin bu yoldaki isteğinin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;   

Borçlu vekili, alacaklı olduğunu iddia eden .....'e müvekkilinin borcu olmadığını, karşı tarafın hile ile takip konusu senedi imal ettiğini, takip talebi ve ödeme emrinde talep edilen işlemiş faiz alaCağını ve talep edilen faiz oranını kabul etmediklerini, bu sebeple de talep edilen işlemiş ve işleyecek faiz miktarı ve oranı ile talep şeklini şikayet ettiklerini belirtmiş, izah edilen sebeplerle icra takibinin iptaline, takip iptal edilmez ise, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının iddialarının hukuki ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu,davacının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece ise, hile iddiası kanıtlanamadığından borçlu itirazının reddine, borçlu kötü niyetli olmadığından aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kural olarak resmi veya hususi bir senedin sahteliği hakkındaki itirazların HUMK.nun 314 - 316 ve 317.maddeleri hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Anılan maddeler gereğince usulüne uygun olarak açılmış bir sahtecilik davası sırasında, senedin bilirkişi marifetiyle incelenmesine ve olaydan haberdar olanların dinlenmelerine karar verildiği takdirde, senet o dava sonucunda verilecek hükme kadar, hiç bir işleme tabi tutulamaz.

Sahtecilik iddiasının HUMK.nun 314-316-317.maddelerine göre incelenmesi, ceza mahkemelerinde dava açılmasına mahsus olmayıp, hukuk mahkemelerinde de sahtecilik iddiası ile ilgili olarak menfi tespit davası açılması durumunda, bu dava sonucunda  verilecek karar sahtecilik iddiası yönünden sonuca etkili bulunmaktadır. 

Somut olayda takip dayanağı senetle ilgili olarak İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2008/682 esas sayılı menfi tespit davası açılmış olup henüz sonuçlanmış değildir. Bu durumda mahkemece, anılan menfi tesbit davasına ilişkin dosya celb olunup incelenerek, HUMK.nun 314, 316 ve 317.maddelerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığı araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile itirazın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.                                                      

SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26/10/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk İİK md.366
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog