Esas No
E. 2020/3283
Karar No
K. 2020/9745
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

9. Hukuk Dairesi         2020/3283 E.  ,  2020/9745 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının yazılım geliştirme uzmanı olarak çalışmaktayken iş akdinin haksız olarak feshi nedeniyle açılan davada, feshin geçersizliği ve işe iadesine, davacının yasal süre içerisinde işe başlatılmaması halinde 4 aylık brüt ücret tutarında tazminatın ve boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücretin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığını, yasal süresi içerisinde davalıya işe iade başvurusunda bulunulduğunu, ancak, başvurusunun sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine davalı aleyhine ...

18.İcra Müdürlüğünün 2012/5472 Esas sayılı takip dosyası ile 40.457,32 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe kısmi olarak itiraz edildiğini, itiraz üzerine icra takibinin 13.436,50 TL'lik kısmının durduğunu, davacının iş akdinin feshedildiği 13.05.2009 tarihindeki brüt ücretinin 4.329,00 TL olduğunu, ayrıca 300,00 TL kira, 160,00 TL yemek yardımı aldığını ve 4 ayda bir net maaşının 1/3'ü oranında prim ödendiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, işe iade kararında alacakların likit olarak belirlenmediğini, içtihatlarda 4 aylık boşta geçen süre için yapılacak hesaplamalarda giydirilmiş ücret üzerinden hesaplama yapılması, işe başlatmama halindeki tazminata ilişkin olarak ise çıplak brüt ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği şeklinde yol gösterildiğini, bu yönde yapılan hesaplamaya göre davacının alacaklarının hesaplanarak eksiksiz olarak ödendiğini, davacının iddia ettiği ücretin gerçek olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece davanın kabulü hakkında verilen 24.05.2016 tarihli ilk karar, davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22.Hukuk Dairesinin: 2016/22712 esas 2019/20330 karar sayılı 05.11.2019 tarihli ilamıyla bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, ...

18.İcra Müdürlüğünün 2012/5472 esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebin reddine dair karar verilmiştir. Temyiz Başvurusu: Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe:

Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur. (09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Anayasanın 141. maddesinde de, her türlü yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı açıklanmış, aynı zorunluluk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde de düzenleme altına alınmıştır.

Somut olayda, açılan dava icra takip dosyasına kısmi itirazın iptali ile takibin devamı mahiyetinde olup, borca kısmi olarak itiraz edilmiş olduğu da nazara alındığında, verilecek kararın, icra takibine hangi miktar üzerinden devam edileceği hususunda şüpheye mahal bırakmayacak açıklıkta ve de anlaşılır olması gerekmektedir. Bozma öncesi verilen 24.05.2016 tarihli karar, hangi bilirkişi raporunun hükme dayanak yapıldığının belirtilmemiş olması, yasal ve yeterli gerekçe ihtiva etmemesi ve kararın Yargıtay denetimine olanak vermemesi nedenlerine dayalı olarak bozmaya konu edilmiştir. Nitekim dosyada birbirinden farklı hesaplamalar içeren 4 ayrı bilirkişi raporu mevcut olup, her bir rapor birbirinden farklı sonuçlar ihtiva etmektedir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş olduğu halde, bozma gereği yerine getirilmemiş, hangi bilirkişi raporunun hükme esas alındığı karar yerinde belirtilmemiş, sadece bozma ilamının tekrarıyla davanın tam kabulüne karar verilmiştir.

Buna göre, bozma kararına uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmeden usuli müktesep hakkın ihlali suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olduğu gibi, dosya içeriğinden 18.06.2015 tarihli bilirkişi raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu bilirkişi raporuna göre borca itirazın kısmen iptali ile bu raporda belirtilen hesaplamalara göre itirazın iptali ile takibin devamı yönünde karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile davanın tam kabulü yönünde hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.297
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.