8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2011/7710 E. , 2012/6138 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Hendek Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 03.11.2010 gün ve 231/360 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların ortak miras bırakanları ... ...’ten intikal eden ve kadastro çalışmaları sırasında davalıların miras bırakanı ... ... adına tespit ve tescil edilen 157 ada 10, 110 ada 1 ve 12, 111 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ortak miras bırakan ... ...’in mirasçılık belgesindeki payları oranında mirasçılar adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ..., dava konusu taşınmazların bir bölümünün kök miras bırakan ...’tan geldiğini, bir bölümünün ise kendi miras bırakanları ... tarafından satın alındığını bildirmişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 157 ada 10 parsel ile 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının tamamının, 110 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ise teknik bilirkişinin 20.05.2010 tarihli krokisinde C harfi ile gösterilen 14.270,56 m2 bölümünün tapu kayıtlarının iptali ile kök miras bırakan ... mirasçıları adına mirasçılık belgesindeki payları oranında tesciline, 111 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile 110 ada 12 parselde teknik bilirkişi raporunda A ve B harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin davanın ise reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü, davalılardan Engin ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazlar, kadastro çalışmaları sırasında senetsizden 02.02.2005 tarihinde davalıların miras bırakanı ... ... adına tespit ve tescil edilmiş, tutanakta miras yoluyla intikal, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğin bulunduğu açıklanmıştır. Dava miras sebebiyle iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya arasında yer alan mirasçılık belgesine göre davacı ve davalıların 29.07.1987 tarihinde ölen ... ... mirasçıları oldukları konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle mirasçılar arasında görülen bir davadır. Mahkemece yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraflarca bildirilen tanıklar, 157 ada 10 ve 110 ada 1 parsel sayılı parsellerin tamamının, 110 ada 12 parselde ise fındıklık olarak kullanılan, teknik bilirkişi tarafından C harfi ile gösterilen bölümünün kök miras bırakan ...’a ait olduğunu, ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, taksim yapılmadığını, 111 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile 12 parselin kavaklık olarak kullanılan teknik bilirkişi raporunda A ve B harfi ile gösterilen bölümlerinin ise davalıların miras bırakanı ... tarafından cami vakfından satın alındığını bildirmişlerdir. Yargılama sırasında da davalılardan bir kısmı tanıkların ve yerel bilirkişinin beyanlarını doğrular biçimde açıklamalarda bulunmuşlardır. Şu halde 111 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile 110 ada 12 parselde teknik bilirkişi raporunda A ve B harfi ile gösterilen bölümlerinin davalıların miras bırakanı ... ...’e ait olduğu, ölümü ile mirasçıları olan davalılara intikal ettiği, davacının bu taşınmazlarda hak ve payı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 157 ada 10, 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ile 110 ada 12 parsel sayılı taşınmazda C harfi ile gösterilen bölümün ise tarafların ortak miras bırakanları ... ...’ten kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı taşınmazların kök miras bırakanın tüm mirasçıları adına payları oranında iptal ve tescil istemiştir. Dava konusu taşınmazlar elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Bu nitelikli taşınmazlarda mirasçıların birbirleri aleyhine tek başlarına miras payının iptaline ilişkin dava açmaları mümkün olup oybirliği aranmaz. (HGK.nun 23.10.1996-1996/522 Esas, 1996/713 Karar). Ancak mirasçılardan birinin, taşınmazın diğer mirasçılar adına da tescilini istemesi TMK.nun 640 ve 702. maddelerine göre mümkün değildir. Davacı ancak kendi payı yönünden iptal ve tescil isteyebilecektir. Somut olayda, usulüne uygun bir biçimde harç yatırmak suretiyle davaya katılıp istekte bulunmayan mirasçılar hakkında tescil hükmü kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Dava mirasçılar arasında açılıp yürüyen bir dava ise, davacı, murisin tüm mirasçıları adına iptal ve tescil istemiş olsa bile, sadece kendi miras payı bakımından iptal ve tescil istediği biçiminde yorumlanmalı ve kabul edilmelidir. Şu durumda, davacının miras payı oranında iptal ve tescile karar vermek gerekirken, usulen dava ve istekte bulunmayan diğer mirasçılar bakımından da tapu kaydının iptali ile adlarına tescile karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre de; mahkemece, 110 ada 12 parsel sayılı taşınmazın C harfi ile gösterilen bölümünün teknik bilirkişinin 20.05.2010 tarihli raporunda ifrazının 3194 sayılı Kanuna göre mümkün bulunmadığı bildirilmiş olmasına rağmen, hisselendirilmek yerine, ifraz edilmek suretiyle kabulüne karar verilmiş olmasında da isabet bulunmamaktadır Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. Maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK.nun 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 70,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.