Esas No
E. 2010/33502
Karar No
K. 2011/14475
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2010/33502 E.  ,  2011/14475 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 07/12/2010

NUMARASI : 2010/737-2010/1226

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

HUMK. nun 423/6. maddesinde avukatlık ücreti, yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Aynı yasanın 424. maddesinde de yargılama gideri olarak hükmolunan avukatlık ücretinin ancak (yargılamanın tarafları) arasında geçerli olacağı belirtilmiştir.

Ayrıca, 1136 Sayılı Avukatlık Yasası’nın 164/son maddesinde; (dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir) hükmüne yer verilmiştir.

Bu hüküm vekil ile müvekkil arasında çıkacak ve iç ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıkları düzenlemek amacıyla öngörülmüştür.          (HGK. 07.04.2004 tarih ve 2004/12–213 esas, 2004/215 karar)

Somut olayda ilamın davacısı lehine hükmedilen ücreti vekaletin avukata ait olduğu tartışmasız ise de yukarıda açıklanan gerekçelerle ödenmeyen avukatlık ücretinin tahsili ancak asil adına takibe konabilir.  İcra takibi de vekil vasıtasıyla yapıldığına göre alacaklı yararına İİK. nun 138. maddesi uyarınca avukatlık ücreti hesaplanacağından, icra takibinde, icra vekalet ücreti istenmesinde yasaya aykırılık yoktur. Öte yandan, vekalet ücretinin tahsili için vekil vasıtasıyla yapılan icra takibinde icra vekalet ücreti verilmeyeceğine ilişkin yasal bir düzenleme de bulunmamaktadır. Yapılan bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler karşısında mahkemece icra vekalet ücretine yönelik şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru değildir

Diğer yandan takip talebinde asıl alacağa ilave olarak birikmiş faiz talep edilmiş, kıdem tazminatı dışındaki diğer alacakların toplamı üzerinden de yeniden faiz talep edilmiş olup, bu talep Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesine aykırıdır. Bu durumda mahkemece, takip talepnamesi ve icra emrinin mürekkep faiz istemine konu olan kısmı yönünden, faizin asıl alacak toplamı üzerinden istenebileceği şeklinde düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken icra emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının  temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk İİK md.366
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog