Esas No
E. 2018/2458
Karar No
K. 2020/1358
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

4. Hukuk Dairesi

E. 2018/2458 K. 2020/1358 T.
Karar Sonucu KALDIRILMASINA
Resmî Atıf İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/2458, K. 2020/1358, T. 17.12.2020
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2458
Karar No
2020/1358
Karar Tarihi
17.12.2020
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2018/2458

KARAR NO: 2020/1358

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/06/2018

NUMARASI : 2016/545 - 2018/690

DAVANIN KONUSU: Elatmanın Önlenmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2020

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait gayrimenkule, komşu parsel maliki davalı tarafından temadi halinde izinsiz olarak harfiyat atığı dökülmekle müvekilinin mülkiyet hakkına tecavüz edilmekle müvekkilinin zarara uğratıldığını, bu kapsamda İstanbul Anadolu 10 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/146 Esas ayılı dosyası ile tespit raporu alındığını, ihlal kapsamında suç duyurusu yapıldığını ve davalı şirket yetkilileri hakkında İstanbul Anadolu 69.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/199 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, müvekkilinin de davalının da tacir olduğunu, bahse konu parselde depo inşaatı yapıldığını, tespit raporuna göre 10.651,600 m3 harfiyatın kaldırılmasının 244.986,80-TL ye mal olduğunu, müvekkilinin inşaata devam edebilmesi için bu harfiyatın atılması gerektiğini, harfiyat atılana dek müvekkilininin inşaatının geciktiğini, bu gecikme sebebiyle inşaat maliyetinin arttığını beyanla müvekkiline ait parsel üzerindeki vaki müdahalenin men'i, harfiyatın ivedi olarak kaldırılarak tecavizin giderilmesi, harfiyat kaldırılana dek müvekkili lehine şimdilik 10.000,00-TL ecrimisil bedeli ödenmesi, müvekkili aleyhine iş bu haksız eylem sebebiyle inşaat maliyetinin artması ve gecikmeden kaynaklı olarak yoksun kalınan kar karşılığında müvekkili lehine şimdilik 5.000,00-TL ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerinin haksız olduğunu, davacının davayı süresi içerisinde açmadığını, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, gerçeğe aykırı ve kötü niyetli olduğunu, iddianın aksine harfiyat dökümü yapanın davacı şirket ve grup şirketi olduğunu, bahsi geçen gölgede davanın grup şirketlerinden ...A.Ş.ye ait 1850 nolu arsanın bulunduğunu, müvekkili şirkete ait 491 nolu arsanın bu arsaya komşu parsel olduğunu, 1850 parselin müteahhidi ... Tic Ltd Şti tarafından inşaat yapıldığını, bu inşaatın harfiyatının dava dışı ... A.Ş.ye ve müvekkili şirketin parseline döküldüğünü, müvekkili şirketin dökülen harfiyat nedeniyle inşaatını tamamlayamadığını, bu konuda dava açtıklarını, davanın derdest olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Dava dosyasından davanın ...Tic.A.Ş tarafından açıldığı, ancak taşınmazın davadan önce davacı ile aynı grup şirketlerinden olan ... Tic.Ltd.Şti adına devredildiği, bu durumun davacı vekilin 08.02.2018 tarihli dilekçesi ile de beyan edildiği ve devreden ve devralanın davacı şirketinde içinde bulunduğu grup şirketleri içinde bulunması nedeni ile HMK 57 ve 124/3-4 maddeleri gereğince davacı olarak ... tic. Td nin davaya taraf olarak eklenmesini talep etmiş ise de davacı şirket ile davaya taraf olarak katılmasını istedikleri şirketin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğu, tarafta iradi değişiklik HMK 124/3 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığı,davadaki taraf sıfatının HMK 114 maddesi kapsamında adava şartından olduğu ve davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılmakla..." denilerek,

HMK 114/1 -D-E ve 115/1 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın dava açılmadan kısa süre önce grup şirketleri arasında devredildiğinin kendilerine sehven bildirilmemesi nedeniyle davacı olarak önceki malik şirket adına dava açıldığını, taşınmazı devreden ve devralan firmalar arasında dava arkadaşlığı olduğu,

HMK 57 ve 124/3-4 uyarınca taşınmaz maliki olan firmanın davacı taraf olarak eklenmesi gerektiğini, yargılama giderlerine itiraz ettiklerini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf sebepleri ile bağlı kalınarak yapılan incelemede: Dava, el atmanın önlenmesi, kal ve ecri misil alacağına ilişkindir. Davacı her ne kadar dava tarihinde malik olan firma ile dava tarihinden önce taşınmazı devreden firma arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğunu ileri sürmüş ise de mülkiyet hakkına dayalı haksız el atmanın önlenmesi ve buna bağlı tazminat davasında usulüne uygun dava açmayan taşınmaz malikinin hukuk usulünde yeri olmayan bir biçimde davacı olarak davaya dahil edilmesi talebinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

HMK 124/3-4 uyarınca davacının maddi hata ile yanlış gösterildiğinden somut davada söz edilemez, davacı tarafın eksik gösterilmesi de tapu kayıtlarına göre kabul edilebilir bir yanılgı değildir. Usulden red edilen davada yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak davada ecri misil talebi bulunduğu, Ecrimisil alacağının dava tarihinden önceki döneme ilişkin olduğu, davacının malik olduğu dönem için ecri misil talep edebileceği, bu yönüyle davacının her ne kadar malik olmaması nedeniyle el atmanın önlenmesi ve kal talebinde bulunamayacağı yönündeki karar doğru ise de davacı ecri misil talebi yönünden aktif dava ehliyetine sahiptir.

HMK 355 m uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf talebinin ecrimisil talebi gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, belirtilen yönde taraf delilleri toplanarak yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/545 Esas - 2018/690 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 133,90-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine, harç iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6- HMK'nın 359. Maddesinin 3. fıkrası gereği kararın taraflara tebliği işleminin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,HMK. M.353/1-a.6 hükümleri uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda ve kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/12/2020

İlgili Mevzuat & Etiketler
KALDIRILMASINA İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.355 HMK md.359 HMK md.124/3 HMK md.114/1 HMK md.57 HMK md.353 HMK md.114
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog