Esas No
E. 2011/13996
Karar No
K. 2011/20376
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2011/13996 E.  ,  2011/20376 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, tarafların 18.08.2004 yılında boşandıklarını, boşanma sonucunda davalı eş için 01.07.2005 tarihinden itibaren aylık 700 TL yoksulluk nafakasına hükmolunduğunu ve 01.07.2006 tarihinden itibaren ise bu nafakanın TEFE ve TÜFE oranlarının ortalaması oranında ve ayrıca 200 TL artırılmasına; müşterek küçük çocuk için 01.07.2005 tarihinden itibaren 400 TL iştirak nafakasına hükmolunduğunu ve 01.07.2006 tarihinden itibaren TEFE ve TÜFE ortalaması oranında ve ayrıca 200 TL artırılmasına karar verildiğini, bu haliyle dava tarihi (09.10.2009) itibariyle yoksulluk nafakasının 1623 TL'ye iştirak nafakasının 941 TL'ye ulaştığını, nafakaların takdir edildiği tarihte davacının ekonomik durumunun iyi olduğunu ancak sonradan özel bir şirkette çalışmaya başladığını halen 960 TL aylık maaşının bulunduğunu bu haliyle mevcut nafakaların ödenmesinin çekilemez hal aldığını ileri sürerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, iştirak nafakasının makul bir seviyeye indirilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece; davacının en son olarak çalıştığı firmadan aylık 965.95 TL'lik gelir elde elde ettiği belirtilmiş ise de; davacı bu şirkette (Ross ilaç şirketinde) yurt dışı satış ve pazarlama elamanı olduğunu, davacının yaptığı bu iş ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Odasının yazı cevabına göre emsal işlerde görev yapan bir elamanın aylık brüt 5000 TL alabileceğinin bildirildiğini, davalı kadının babasından 500 TL aylık gelir eldde ettiğini bu gelirin yoksulluktan kurtarmayacağını, hali hazırda yoksulluk nafakasının önceki anlaşmalı boşanma ilamı gereği 1623,85 TL'ye ulaştığını, iştirak nafakasının da 941 TL'ye ulaştığını, davacının protokol hükümlerine mevcut nafakaları ödemesi gerektiğini, boşanma ilamında berlirtilen yıllık 200 TL artışın ise hakkaniyete uygun olmadığını, yıllık ÜFE artış oranının devam etmesi gerektiği gerekçesiyle yoksulluk nafakasının kaldırılması ve iştirak nafakasının indirimi taleplerinin reddiyle yoksulluk nafakasının dava tarihi olan 09.10.2010 tarihinden geçerli olmak üzere 1623,85 TL olarak tespitine, iştirak nafakasının dava tarihi olan 09.10.2010 tarihi itibariyle 941 TL olarak belirlenmesine ve müktarlar üzerinden devamına gelecek yıllardaki ekim ayından itibaren nafakaların ÜFE oranında artırılmasına, boşanma ilamı ve protokolünde belirtilen ayrıca 200 TL artış oranının iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki delillere ve kurulan hükme göre iştirak nafakasına dair kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olup, iştirak nafakası yönünden kurulan hükmün ONANMASINA,Yoksulluk nafakası üzerinden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;176/4. maddesinde, tarafların mali durumlarının değişmesi ve hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azalatılmasına karar verilebilir hükmü getirilmiştir.

Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle tarafların biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar; artık o akitle bağlı tutulmazlar, değişen bu koşullar karşısında Medeni Yasanın 2. maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyebilirler.Bu durumda çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince kaldırma indirmeyi de kapsayacağından gerekirse nafakanın önceki ve sonraki dengeyi sağlayacak şekilde bir miktara indirilmesine de karar verilebilir.Somut olayda; mahkemenin baz aldığı İstanbul Ticaret Odası yazı cevabı genel bir cavap olup, baz alınması yerinde değildir. Davacının sosyal, ekonomik durumu araştırılmamış, tarafların nafakanın takdir edildiği zaman ile dava tarihindeki zamandaki tüm gelir ve mal varlıkları tam olarak tespit edilmemiş, varsa azalma ve artma tam ve sağlıklı olarak belirlenmemiş, nafakanın indirim şartlarının bulunup bulunmadığı tartışılmamış olup eksişk inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.