T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ... ve ..., halka mal olmuş, uzun yıllardır söz ve beste oluşturmuş halk sanatçıları olduklarını, . Sözü ...'e, bestesi ise ...'na ait olan, "..." adlı esere ait bir izinsiz kullanım tespit edildiğindi, dava konusu eserin, sözü ve bestesiyle beraber bir bütün olarak tanındığından ve izinsiz kullanım eserin hem sözünü hem de bestesini kapsadığından, eserin sahipleri olan müvekkilleri arasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre bir ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, usul ekonomisi ilkesi gereğince davacıların davaya esas teşkil eden hak ve olayları aynı olduğundan, her iki davacı açısından da aynı dava dilekçesiyle davalşıya karşı izinsiz kullanımdan dolayı tazminat davası açtıklarını, davalı ...'ın, "..." ismiyle ... Kanalı oluşturduğunu ve bu kanala ... tarihinde "..." eserine çektiği klibi yüklediğini, davalının eser sahiplerinden herhangi bir izin almadığını, aynı zamanda davalı ...'ın, ne eser sahiplerinden ne de bağlı bulundukları meslek birliklerinden (..., ...) herhangi bir yazılı izin almadan eseri kullandığını, hatta klip çektiğini, ... adlı platformdan kendi kanalında yayımlamış ve klibi 25 Kasım 2017 tarihinden bu yana 7.151 kez görüntülendiğini, ...'un, görüntülenme ve izlenme oranına göre kanal sahibinin para kazandığı bir platform olduğunu, sevilen ve herkes tarafından bilinen bir eseri kullanarak ... kanalında sadece 353 abone olmasına rağmen bu eserin klibini kullanarak 7.151 kez izlenmeye ulaşan davalının bir maddi kazanç elde ettiğini, ihlalin acilen önlenmesi amacıyla ... platformuna telif hakkın ihlali yapıldığını, ... tarafından telif ihlali nedeniyle davalının yüklediği videonun kaldırıldığını, ancak davalının halen "..." adlı instagram hesabından ve "..." adlı facebook hayran sayfasından, izinsiz kullandığı esere ait çektiği klibin görüntülerini paylaşmaya devam ettiğini, davalıdan 2.500,00 TL müvekkili ...'e, 2.500,00 TL müvekkili ...'na ait olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminat ile, 5.000,00 TL müvekkili ...'e, 5.000,00 TL müvekkili ...'na ait olmak üzere toplam 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların herhangi bir maddi zarara uğramadığını, müvekkilinin de söz konusu video aracılığı ile herhangi bir maddi kazanç elde etmediğini, bu nedenle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, maddi zarara uğramamış davacıların manevi zarara da uğraması mümkün olmadığından; manevi tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dava; FSEK kapsamında eser sahipliğine tecavüzün, TTK kapsamında haksız rekabetin tespiti, durdurulması, giderilmesi, önlenmesi, maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Davacı vekili mahkememiz dosyasının 18/03/2021 tarihli oturumundaki beyanında; karşı taraf ile sulh olduklarını, 17/03/2021 tarihli sulh sözleşmesi kapsamında karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili mahkememiz dosyasının aynı tarihli oturumundaki beyanında davacı vekilinin sulhe ilişkin beyanlarına katıldıklarını, sulh sözleşmesi kapsamında yargılamanın bitirilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Sulh 6100 sayılı HMK'nın 313 vd maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde tarafların dava konusu hususunda sulh oldukları sulh kapsamında yargılamanın bitirilmesini talep ettikleri, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
1.Tarafların 17/03/2021 tarihli sulh sözleşmesi kapsamında sulh oldukları anlaşılmakla; esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 59,30 TL karar harcından peşin yatırılan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 23,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Taraflar karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
4.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2021 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.