12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2021/1125 E. , 2021/1996 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçiler tarafından, 22.10.2019 tarihinde yapılan üç adet taşınmaz ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesi’nce istemin reddine ve her üç taşınmazın ihale bedeli toplamı üzerinden şikayetçiler aleyhine % 10 oranında para cezasına hükmedildiği, şikayetçilerin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği, anılan kararın şikayetçilerce temyiz edildiği görülmüştür.
İİK'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler" hükmüyle ihalenin feshini talep edebilecek kişiler düzenlenmiştir.
Somut olayda; şikayetçilerden ...’nin şikayete konu 2 Parsel, ...’in 108 Parsel ve ...’ın 13 Parsel sayılı taşınmazların maliki oldukları ancak takip konusu borcun asıl borçlusu olmadıkları gibi malik olmadıkları taşınmazlar yönünden tapu sicilindeki ilgili sıfatlarının bulunmadığı ve ihalede pey süren kişi de olmadıkları anlaşılmıştır. Bu durumda; her bir şikayetçinin sadece kendi malik olduğu taşınmaza yönelik ihale hakkında şikayette aktif husumet ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, her bir şikayetçi yönünden ayrı ayrı hüküm kurularak, şikayetçilerin malik oldukları taşınmazlara ilişkin şikayetlerinin esastan reddi ile o taşınmazın ihale bedeli üzerinden para cezasına hükmedilmesi, malik olmadıkları taşınmazlar yönünden ise şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi ile para cezasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm şikayetçiler yönünden şikayetin esastan reddi ve her bir şikayetçi aleyhine şikayete konu tüm taşınmazlar üzerinden para cezasına hükmedilmesi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.