8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/14522 E. , 2021/1639 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli ve 2016/249 Esas, 2017/448 Karar sayılı kararıyla kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekili ve davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Kayyım vekili; gaip ...'i temsilen açtığı davada, davalı tarafın haksız işgalci olduğundan bahisle ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulü ile 119.613 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine İstanbul BAM 1.Hukuk Dairesince davalı tarafın istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; davacının 5/24 payına isabet eden 24.919 TL ecrimisilin dönem sonlarından işleyecek faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş;davacı ve davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava; ecrimisil istemine ilişkindir. 1.Davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre yerinde görülmemiştir.
2.HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların tek tek belirtilmesi gerekir. Aksi halde, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur. Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesinde, talep edilen ecrimisil alacağının işgal tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece hüküm fıkrasında, hüküm altına alınan miktarın ne kadarlık kısmının hangi döneme ait olduğu, hangi miktara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açıkça belirlenmemiştir. Bu durumda, Mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nin 370. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.