11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/3407 E. , 2021/1742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.12.2016 gün ve 2016/746 - 2016/791 sayılı kararı onayan Daire'nin 30.04.2019 gün ve 2018/1478 - 2019/3299 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 30.06.2011 tarihinde danışmanlık hizmet sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin sona ermesine ilişkin 5. maddesine göre davalının iştirakleri olan dava dışı 4 şirket ile müvekkili arasındaki iş akdinin sona ereceği ana kadar danışmanlık sözleşmesinin devam edeceğinin düzenlendiğini, davalı şirket adına Av. ... tarafından 17.08.2012 tarihli ihbarname ile davalının iştiraki olan 4 şirket tarafından müvekkilinin iş akdinin sona erdirilmesi nedeniyle müvekkili ile davalı arasındaki danışmanlık sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiğini, ihbarnameyi gönderen avukatın vekaletinin bulunmadığını, buna göre fesih bildiriminin yok hükmünde olduğunu, ayrıca davalının iştirakleri tarafından iş akdinin feshinin iptali için müvekkili tarafından iş mahkemesinde dava açıldığını, bu nedenle iş akdinin feshedildiğinin kesinleşmediğini ileri sürerek, taraflar arasında yapılan danışmanlık hizmet sözleşmesinin devam etmekte olduğunun ve fesih bildiriminin geçersiz olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile yapılan danışmanlık sözleşmesinin usulüne uygun olarak feshedildiğini, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, varsa sözleşmeye dayalı olarak tazminat veya alacak davası açabileceğini, müvekkilinin iştirakleri tarafından davacının iş performansının yeterli olmaması nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, müvekkili ile arasında düzenlenen danışmanlık hizmet sözleşmesinin de bu nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davacı vekili karar düzeltme istemine bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.