43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/267
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/10/2018
NUMARASI: 2016/932 Esas - 2018/1082 Karar
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine faturalara dayalı cari hesap bakiye alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, takibin yetkiye ve borca kısmi itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan tahsili gereken alacağının bulunmadığı, yemin deliline dayanmayan davacının alacağın varlığı ve miktarını ispata yarar başkaca yasal delil sunamadığı, takibe vaki itirazın haklı olduğu anlaşılmakla hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmiştir. u karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporunda, müvekkilinin davalıdan takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu belirtilmiş olmasına karşın, raporda, davalı borçlunun önceki borçlarını ödediğinden hareketle mahkemece, dava konusu borcun ödendiği sonucuna ulaşılarak karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, faturalara dayalı cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava konusu Gemlik İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine başlatılan 23.08.2016 tarihli ilamsız icra takibinde, 9.510,24 TL asıl alacak ve 145,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.655,27 TL’nin tahsilinin istendiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde, ikametgahının bulunduğu İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğundan icra dairesinin yetkisini kabul etmemiş, davacı alacaklının 552,06 TL alacağının bulunduğunu belirterek toplam alacağın 9.103,21 TL’lik kısmına itiraz etmiştir. Öncelikle dava itirazın iptali davasıdır. İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK'daki mahkemelerin yetkisini düzenleyen hükümler çerçevesinde, ön sorun (hadise) şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. İcra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın haklı olduğu sonucuna varılması halinde, mahkemece, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekecektir. Çünkü, itirazın iptali davalarında, icra dairesinin yetkisine itiraz halinde, yetkili icra dairesince ödeme emri tebliğ edilmiş olması,
HMK'nın 114/2. anlamında özel dava koşuludur. Hal böyle olmakla beraber, ilk derece mahkemesince, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itirazı karşılanmamış ise de,
İİK'nın 50/1. maddesinde, HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla tatbik olunacağı düzenlenmiştir. Buna göre,
HMK'nın 6. maddesi hükmü uyarınca kural olarak yasada aksine hüküm bulunmadıkça davanın açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesi yetkili ise de, icra takibine konu edilen faturalara konu alacak bir para alacağı olduğuna ve taraflar arasında akdi ilişkinin sabit olmasına göre, Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, davacının yerleşim yeri (Gemlik) icra dairesi de yetkili olduğundan, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddi gerekmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, taraflar arasında alım satıma dayalı ticari ilişki bulunduğu, icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 9.510,24 TL alacağının olduğu, bu alacağın cari hesap ilişkisinde ödenmeyen 15.08.2015 tarihli 2.147,04 TL bedelli faturanı ödenmeyen 201,51 TL’lik kısmı ile 27.08.2015 tarihli 2.603,66 TL; 09.09.2015 tarihli 3.825,36 TL ve 03.10.2015 tarihli 2.879,71 TL bedelli 4 adet faturadan kaynaklandığı, irsaliyeli faturalarda yer alan malların davacıdan alındığı, davalının çekle ve gönderilen havale şeklinde yaptığı ödemelerle geçmiş yıllardan kaynaklı 34.625,14 TL'lik borcunu kapattığı, davalının ticari defterlerini sunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, ispat yükü üzerinde olan davalı borçlunun ödemeyi ispat edemediği, asıl alacak tutarı, 9.510,24 TL’nin 552,06 TL’lik kısmı kabul edildiğinden, kabul edilen kısım yönünden davacı alacaklının dava açmakta hukuki yararının olmadığı, buna göre, davalı borçlunun 8.958,18 TL asıl alacağa yapmış olduğu itirazında haksız olduğu, takipten önce davalının temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca, kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak az yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının 8.958,18 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatına karar verilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.