4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2019/2582 E. , 2020/4211 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/05/2017 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/12/2018 günlü karara karşı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm tesisi ile davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, manevi tazminat istemlerinin reddine dair verilen 29/05/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosya kapsamından; davalı ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2017 gün ve 2016/141-2017/209 sayılı kesinleşen ilamı ile 3 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası verildiği, davalının 06/07/2017 ile 30/06/2018 tarihleri arasında cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 31/05/2018 gün ve 2017/429-2018/315 sayılı kesinleşen ilamı ile davalının kısıtlanmasına ve ...’ın vasisi olarak atanmasına karar verildiği, UYAP sisteminde bulunan kayıtlara göre 30/06/2018 tarihinde cezaevinden denetimli serbestlik ile tahliye edilen davalının hapis halinin sona erdiği, başkaca bir hükümlülüğünün de bulunmadığı, ancak istinaf kararı ile davacılar vekili tarafından sunulan 01/07/2019 tarihli temyiz dilekçesinin bizzat davalı asıl ... yerine vasi olarak ...’a tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesinde, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de; özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûmiyet sebebine dayanan kısıtlılık halinin, kişinin hapis halinin sona ermesiyle yani cezasını çekmek veya şartlı salıverilme yoluyla cezaevinden çıkmasıyla birlikte kendiliğinden kalkacağı öngörülmüştür.
Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince 29/05/2019 tarihli istinaf kararı ile davacılar vekili tarafından sunulan 01/07/2019 tarihli temyiz dilekçesinin bizzat davalı asıla tebliğ edilmesi gerekirken vesayet yasa gereği kendiliğinden sona erdiği halde vasisi olarak ...’a tebliğ edilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından, davalı asıla Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21. maddeleri gözetilerek usulüne uygun tebligat yapılıp temyiz süresi beklenildikten sonra tekrar gönderilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.