2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2021/262 E. , 2021/2770 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVACI-DAVALI : ...
DAVALI-DAVACI : ...
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 07.04.2021 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Davacı-karşı davalı kadının erkeğin kabul edilen boşanma davasına yönelik katılma yoluyla temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Katılma yoluyla temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır. Davalı-karşı davacı erkek, karşı davanın kabulüne yönelik hükmü temyiz etmediğine göre, bu talepler yönünden davacı-karşı davalı kadının katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple davacı-karşı davalı kadının münhasıran erkeğin kabul edilen boşanma davasına yönelik katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenen "Cinsel birliktelikten kaçındığı" vakıasının ispat edilemediği, bu vakıanın davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının "Ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı" vakıasının ispatlanamadığının ancak davalı-karşı davacı erkeğin yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.