Esas No
E. 2020/3860
Karar No
K. 2021/2759
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2020/3860 E.  ,  2021/2759 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.03.2019 tarih ve 2016/752- 2019/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının davalılardan 304.961 lt. Fuel-Oil bedeli olan 21.016,204 TL alacaklı olduğunun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen kararı ile sabit bulunduğunu, davacı şirketin akaryakıt alım satımı ile iştigal ettiğini ve alacağın mahkeme kararı ile tahsil edildiği tarihteki elde edilen gelir ile paranın alım satım tarihinde ödenmesi halinde ve bunun ticari faaliyet içinde değerlendirilmesi sonucu elde edilecek gelir oranında fark oluştuğunu, şirketin malvarlığının azaldığını, bu kaybın davalılardan munzam zarar olarak tahsili gerektiğini ileri sürerek 240.752,624 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası vekili, akdi ilişkinin 1998 yılı 12. ayı ile 1999 yılı 26 Ocak tarihleri arasında gerçekleştiğini, dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının satışa konu malın alacağın tahsil edildiği tarihteki bedeli zarar olarak talep edemeyeceğini, temerrüt faizi dışındaki zararın kesin ve net bir şekilde ispatı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı, Tekfen İnş. ve Tesisat A.Ş. vekili, davacının ödenmeyen alacağını 05.06.2000 tarihinde dava konusu yaptığını, munzam zarar davasının ise Aralık 2010'da açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, munzam zarar ile temerrüt arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gibi davacının fiilen uğradığı zararı ve miktarını kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının gider ve maliyet açıklamaları şeklindeki karşılanamayan sipariş formları ve kullanılan kredilere dair listeler esas alınarak, elde ettiği temerrüt faizini aşan bir zarara katlanmadığı, 02.02.2005 tarihinde elde ettiği 33.894,33 TL temerrüt faizinin, kullandığı kredinin faiz maliyetinin hem o tarihe kadarki sürede ulaştığı değeri hem de huzurdaki dava tarihine kadarki sürede ulaştığı değeri karşılar miktarda olduğu, 6098 sayılı TBK md. 122 hükümlerinde aşkın (munzam) zarara ilişkin aranan koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog