Esas No
E. 2019/1498
Karar No
K. 2021/2734
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2019/1498 E.  ,  2021/2734 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili; müvekkiline ait Ankara ili, Yenimahalle İlçesi, 43273 ada 2 parseldeki taşınmaza davalı yanca kamulaştırmasız el atılması nedeniyle Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/89 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın tapu kaydının davalı idare adına tescili ile belirlenen bedelin davacıya ödenmesine karar verildiğini; dava konusu taşınmazın davacının mülkiyetinde iken tapu kaydına 2002 yılında kamulaştırma, 2003 yılında ise 3.582,38 m2’lik kısımda irtifak hakkı şerhi tesis edildiği ve davacının tasarrufunun engellendiğini, bilahare mevcut alandan metro hattının geçmiş olması ve arsa üzerinde havalandırma bacalarının bulunması ile fiilen el atıldığını, davalı idarenin haksız işgalci olduğunu belirterek, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı bedel istemli davanın açıldığı 13.02.2013 tarihinden geriye dönük olarak 5 yıllık ecrimisilin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı ... Belediyesi vekili; davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacıya ait hisselerde halihazırda havalandırma bacalarının bulunmadığını, Batıkent-Sincan metro hattında kalan 43273 ada 1 parsel üzerindeki şahıslar adına olan hisselerin ifraz ile 2 parselde toplandığını, metro hattında kalan kısmın ise ifraz ile oluşan 3, 4 ve 5 parselde olduğunu, daha sonra davacının hissesinin 43273/13 parsele şuyulandırıldığı ve davacı tarafından açılan dava sonucu 26/03/2015 tarihinde hissesinin Belediye adına tescil edildiğini, davacı hissesinin 13 parselde olması nedeniyle ecrimisil talep edebilmesinin mümkün olmadığını, İdare adına tescil edilmiş bir taşınmazda ecrimisil ödenmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, kaldı ki davacının, kamulaştırmasız el atma davasının (Ankara 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/89 Esası) sonuçlanmış olması nedeniyle zaten ödeme yapılacak olması nedeniyle bu davayı açmasında hukuki yararı olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın imarın 43273 ada 2 (yeni 43273 ada 13) parseli olduğu, 43273 ada 2 parselin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 09.10.2013 tarih ve 1793 sayılı kararı ile onaylanan “1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plan Değişikliği” ile “Ticari Rekreasyon Alanı” kullanımına dönüştüğü, davacı payının yeni oluşan 43273 ada 13 parselde 11500/360700 hisse ile tescil edildiği, davaya konu arsa üzerinde (43273 ada 13 parsel) davalıya ait herhangi bir kullanımın söz konusu olmadığı, hali hazırda davacıya ait hisselerde havalandırma bacalarının bulunmadığı, davacıya ait hissenin, metro güzergahında kalan kısımda olmayıp ticari rekreasyon alanı kullanımındaki Yenimahalle ilçesi 43273 ada 13 nolu parselde olması nedeniyle ecrimisil talep edilebilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki davalı İdare adına tescil edilmiş olan bir taşınmaza ilişkin ecrimisil ödemesi yapılmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı ve kamu zararı oluşacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Dosya içeriği ve toplanan delillerden -özellikle dosya arasında bulunan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı bedel istemli dava dosyasındaki (Ankara 4.Asliye Hukuk 2013/89 Esas sayılı) belgelerden-; çekişme konusu 43273 ada 1 parselde davacının hissesi olduğu, bu parselin, 04/01/2012 tarihinde 43273 ada 2, 3, 4, 5 parsel olarak ifraz edildiği ve davacının payının 2 parsele aktarıldığı, 3,4 ve 5 parselin ise Belediye adına tescil edildiği, metro güzergahının 2 parselde, metro havalandırma bacalarının 4 ve 5 parselde, metro istasyonunun ise 3 parselde kaldığı, sonrasında anılan parsellerin de ifraz edilmesiyle oluşan 13 nolu parsele 11.04.2014 tarihinde davacının hissesinin şuyulandırıldığı, davacının eldeki ecrimisil davasını 17.09.2015 tarihinde açtığı, öncesinde 13/02/2013 tarihinde ise aynı yer ile ilgili kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı bedel istemli dava açtığı, davanın kabul ile sonuçlandığı, davacının 13 parsele şuyulandırılan payının davalı ... adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 02/01/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, her ne kadar 13 nolu parselde davalının herhangi bir işgalinin olmadığı, metro güzergahının ve havalandırma bacalarının bu parselde bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de; davacının hissesinin 13 nolu parsele şuyulandırıldığı tarih, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı bedel istemli davanın açılmasından sonra olduğu, davalının zamanaşımı def’i de dikkate alınarak davacının ecrimisil isteyebileceği dönemin 17/09/2010-13/02/2013 arası olduğu göz önüne alındığında, tapu kaydının tedavülleri ile birlikte dava dosyasına getirtilmesi ve bu tarihler arasındaki tapu durumunun değerlendirilerek, belirtilen tarihler arasında davalının fuzuli şagil olduğu davacı tarafından ispatlandığı takdirde ecrimisile hükmedilmesi, aksi durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün, 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.