11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2020/4971 E. , 2021/2594 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.05.2018 tarih ve 2017/267 E. - 2018/561 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.06.2019 tarih ve 2018/862 E. - 2019/873 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekilleri Av. ... Koşutoğlu ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında BARTER sözleşmesi düzenlendiğini, düzenlenen sözleşmeye göre davalıya kredi açıldığını, açılan kredi kapsamında davalının davacı şirkete 2.153.460,00 TL borcu bulunduğunu, söz konusu borcun ödenmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 500.000,00 TL'nin 11.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, taraflar arasında BARTER sözleşmesinin düzenlendiğinin doğru olduğunu, sözleşme gereğince davalıya 2.153.460,00 TL üzerinden kredi hesabı açıldığını, düzenlenen sözleşme kapsamında davalıya herhangi bir mal ve hizmet sunulmadığını, sistemden borçlanmasını gerektirir herhangi bir mal almadığını, ayrıca davalı tarafından da BARTER sözleşmesine uygun olarak sisteme Bakırköy 46. Noterliği’nin 11.01.2017 tarih ve 574 yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirttiği malların sunulduğunu, sistem gereğince davalıdan dava konusu yapılan meblağın istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen BARTER sözleşmesinin 3/a maddesinde BARTER sistemini: firmanın satın aldığı mal ve hizmetlerin bedelini sisteme üye diğer firmalara mal ve hizmet satarak ödemesidir şeklinde tarif ettiği, bu bağlamda davalı tarafından da sözleşme kapsamına uygun olarak Bakırköy 46. Noterliği’nin 11.01.2017 tarih, 574 yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirtilen malların sisteme sunulduğu, BARTER sistemi gereği üyelerin sistemden çekmiş oldukları malların bedelini yine kendileri tarafından sisteme sunulan mal ve hizmetle ödemesinin esas olduğu, BARTER sözleşmesine göre davalıya 2.153.460-TL BARTER kredisi açılmasının tek başına üye olan davalının bu miktarda borcu olduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği, (Yargıtay 11.HD 2012/11645 esas 2013/11102 karar ve Yargıtay 23.HD 2014/10871 esas 2015/6467 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere), kaldı ki davacı tarafın, davalının sistemden dava konusu yapılan alacak miktarı kadar mal ve hizmet satın aldığını ispatlayamadığı gibi davalı adına da diğer üyelere ödeme yaptığı hususunda dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, bu kapsamda davacı tarafın taraflar arasında düzenlenen BARTER sözleşmesine göre davalıdan 500.000,00 TL alacağı bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, taraflar arasında imzalanan 24.12.2014 tarihli barter sözleşmesinin kredilendirme başlığı altında yer alan 13.1 maddesinde, Sistem Barter A.Ş.'nin, üyeye barter ortak pazarından satın aldığı ve karşılığında borçlandığı her ürünün bedelini, satın aldığı tarihten itibaren barter sistemi ile ödemesi için işlem tarihinden itibaren 9 ay vade tanıyacağı, üye satın aldığı bir ürünün bedelini 9 ay vadede barter ortak pazarına mal veya hizmet satarak ödeyemez veya ödeyebildiği miktar borcunu karşılamaz ise hiçbir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş kabul edileceği, borcunu 9 ayın sonunda 10 gün içerisinde defaten ve nakten Sistem Barter A.Ş.'ye komisyonu ile birlikte ödeyeceğinin, diğer hükümler başlığı altında 19.1 maddesinde, bu sözleşmeden doğan ihtilaflarda Sistem Barter A.Ş.'nin defter, kayıt ve belgelerinin muteber olduğunun, üyenin bunlara karşı her türlü itiraz hakkından feragat ederek Sistem Barter A.Ş. kayıtlarının kati delil teşkil edeceğini kabul ve taahhüt ettiğinin düzenlendiği, 31.07.2015 tarihli barter kredisi kullanma sözleşmesinin 3.1 maddesinde davalıya sistem barter havuzundan ürün ve hizmet alımında kullanmak üzere 2.153.460 TL barter kredisi açıldığı, 3.3 maddesinde davalının kendisine açılan kredi tutarını 12 ay içinde barter olarak ödeyeceği düzenlemesinin yer aldığı, davalının barter sistemine üye olduğu, imzaladığı kredi sözleşmesi ile sistem barter havuzuna sunulan mal ve hizmet almak için davacı ile sistem barter kredisi kullanmak üzere sözleşme imzaladığı, davacı tarafça kullandırılan kredi ile barter sistemi üzerinden dava dışı 3. kişiden mal aldığı, kullandığı kredi tutarınca barter sistemine mal sunduğu, ancak davalının sunduğu malların sistem üzerinden satılmadığı, davalı tarafından sisteme mal sunulmasının ödeme sayılamayacağı, ödeme sayılması için davalı tarafça sisteme sunulan malların sistemde bulunan diğer üyelerce satın alınması gerektiği, kredi kullanımı üzerinden 12 ay geçtiği, kredi bedelini barter olarak ödemediği, sözleşmenin 13. maddesi gereğince belirlenen sürede barter olarak ödenmeyen borcun nakten ödenmesini kabul ettiği, bu sebeplerle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının gönderdiği ihtarname ile söz konusu borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesini talep ettiği, dosyada ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin tebligat parçası bulunmamakta ise de, davalı söz konusu ihtarnameye 11.01.2017 tarihli ihtarname ile cevap verdiğinden ihtarnamenin en geç bu tarihte davalıya tebliğ edildiğinin kabul edilerek temerrüt tarihinin buna göre hesaplandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 500.000,00 TL'nin 15.01.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.