11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2020/3937 E. , 2021/3852 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.09.2019 tarih ve 2019/84-2019/684 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davacının davalıdan olan alacağının tahsili için takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının teslim ettiği ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğunu, bu hususun 07.05.2014 tarihli mail ile davacıya bildirilmesi üzerine davacının malları iade almayı kabul ettiğini, davalının iade faturası düzenleyerek malları gönderdiğinde, davacının malları teslim almadığını, davalının davacıya borcu olmadığını, 30.06.2014 tarihi itibariyle bakiye borcun 88.169,23 TL olduğunu bildiren davacının dava konusu takipte daha fazla alacak talep etmekle kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davanın, faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, icra takibine konu faturaların davalı şirket defterlerine kaydedildiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirket kayıtlarına göre davalının davacıya iade faturasına konu edilen tutar haricinde 88.169,23 TL borçlu olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen mail yazısında da 30.06.2014 tarihi itibariyle davalının bu miktar borcu olduğunun belirtildiği, davalının da bu mutabakat metnini kabul ettiği, bu durumda davalının, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan bu miktar borcun bulunmadığını ispatla yükümlü olduğu, ancak davalının 30.06.2014 tarihinden sonra, ödeme yaptığına veya takip konusu alacaktan mahsup yapılması gerektiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2014/16928 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 88.169,23 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.