8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2020/523 E. , 2021/4555 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Yolsuz Tescile Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ...
2.Asliye Hukuk Mahkemesi 27.04.2018 tarihli ve 2016/165 Esas, 2018/458 Karar sayılı kararıyla 1309, 1310, 1352 sayılı parsellere ilişkin davasının reddine, 1592 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından bu karara ilişkin istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce 19.09.2019 tarihli ve 2018/2107 Esas, 2019/1283 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacı ...'in dava konusu 1309, 1310 ve 1352 parseller hakkındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine, davacı ...'in dava konusu 1309, 1310 ve 1352 parseller hakkındaki tapu iptali ve tescil davasının aktif dava ehliyeti bulunmadığından husumet yokluğundan usulden reddine, davacıların dava konusu 1592 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil davasının kabulü ile 1592 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının 10/16 hissesinin iptali ile 5/16 hissesinin davacı ... adına, 5/16 hissesinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına şeklinde hüküm kurulmuş, davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından bu karara ilişkin temyiz yoluna başvurulması üzerine dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar vekili, tarafların ortak murisi ...'in 02.12.2002 tarihinde vefat ettiğini, murise ait olan 1309, 1310, 1352 ve 1592 parselin mirasçılara intikal ettiğini, miras paylaşımı konusunda yapılan anlaşmaya istinaden ... tarafından ...
1.Noterliğinin 21.08.2007 tarihli ve 14467 yevmiye no'lu düzenleme şeklindeki feragatnemesi ile babasından ve dedesinden veraseten intikali gereken miras hak ve hisselerinin tamamından vekil edenler ile dava dışı ... ve ... lehine feragat edildiğini, 1592 parselin feragatname gereğince mirasçılar tarafından davalıya tapuda devredildiğini, feragatnamede davalının hisselerini devredeceği kişiler olarak davacılar ve dava dışı ... ve ... belirtilmiş ise de tarafların annesi ...'nın eşi ve dedesi ...'den intikal edecek taşınmazlardaki tüm hak ve hisselerini 28 Mart 2005 tarihli düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile vekil edenlerine bağışlaması sebebiyle dava dışı ...'nın hissesinin tamamının da davacılara eşit olarak paylaştırılması gerektiğini açıklayarak, feragatname kapsamında 1309, 1310, 1352 parselde yer alan taşınmazlardaki davalı ...' ye ait hak ve hisselerinin 3/8'inin vekil eden Kemal, 3/8'nin vekil eden Kenan adına tesciline, aksi halde davalı adına kayıtlı 1592 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptali ile 22.08.2007 tarihli tescil işlemi öncesi malikler adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı tarafından aldatılma (hile) hukuksal nedenine dayanıldığından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmaması sebebiyle öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacıların 1 nolu taleplerinde ısrar etmemeleri halinde davalının 1592 parsel yönünden davacılarla sulh olmaya hazır olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacının terditli taleplerinden ilki olan 1309, 1310, 1352 sayılı parsellerde yer alan davalıya ait hisselere ilişkin tapu kaydının iptali ile davacılar adına kayıt ve tesciline ilişkin davasının esastan reddine, davacıların 1592 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil davasının kabulü ile 1592 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan yolsuz tescilinin iptaline ve söz konusu taşınmazın 22.08.2007 tarihli satış işlemi öncesindeki malikler adına, bu satış işleminden önceki hak durumuna göre tesciline ilişkin hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacı ...'in dava konusu 1309, 1310 ve 1352 parseller hakkındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine, davacı ...'in dava konusu 1309, 1310 ve 1352 parseller hakkındaki tapu iptali ve tescil davasının aktif dava ehliyeti bulunmadığından husumet yokluğundan usulden reddine, davacıların dava konusu 1592 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil davasının kabulü ile 1592 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının 10/16 hissesinin iptali ile 5/16 hissesinin davacı ... adına, 5/16 hissesinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına şeklinde hüküm kurulmuş, hüküm, süresi içerisinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, miras payının devrinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, aksi halde sözleşme gereğince verilenin iadesi istemine ilişkindir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarının incelemesinde;
Davalı vekili, davacıların dava konusu 1592 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil davasının kabulüne ilişkin olarak temyiz isteminde bulunmuş olup, davacılar vekilinin temyizinin tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilen 1309, 1310 ve 1352 parsellere ilişkin olduğu, davacılar vekilinin kabulüne karar verilen 1592 parsel yönünden temyiz isteminde bulunmadığından, kararın bu bölümüne ilişkin katılma yoluyla temyiz isteminde bulunma hakkı bulunmamaktadır.
Davalı vekili tarafından davanın kabul edilen kısmına ilişkin olarak sunulan temyiz dilekçesine karşı davalılar vekili tarafından davanın reddedilen bölümünün temyize getirilmesi temyiz talebinin asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olduğu yönündeki yasal düzenlemeye aykırı olduğundan katılma yolu ile temyiz dilekçesinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.