8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2019/4452 E. , 2021/4657 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Dava dilekçesinde, davacıların maliki oldukları 574 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7 parseller, 575 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 parseller, 576 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 parseller, 577 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 parseller, 578 ada 1, 2, 3, 4 parseller ile 579 ada 2 numaralı parsellerde kayıtlı taşınmazların ... tarafından kullanıldığı ileri sürülerek şimdilik kaydı ile 07.01.2008-17.01.2013 tarihleri arası için 12.000 TL ecrimisilin her ayın sonundan itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili istenmiş, 27.06.2016 tarihinde bedel 46.877,93 TL'ye yükseltilmiştir. Cevap dilekçesinde, daha önce kesinleşen ecrimisil dosyasında 2005 yılı için ödenen 1.003,56 TL dikkate alınarak 2008 ila 2013 yılları ecrimisil miktarının belirlenmesi gerektiği beyan edilmiştir. Mahkemece, davacıların davasının kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafında temyiz edilmiştir. Dava, mülkiyet hakkına dayalı olarak haksız kullanım iddiasına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen kısa kararda; “1-46.877,93 TL ecrimisil değerinin 12.000 TL'sinin dava tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak tapudaki payları oranında davacılara verilmesine," ” denildiği halde, gerekçeli kararda; “1-46.877,93 TL ecrimisil değerinin 12.000 TL'sinin dava tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak tapudaki payları oranında davacılara verilmesine,
2.... köyü 575 Ada 1, 2, 3, 4, 5 nolu parsellerin tamamı, 575 ada 6 nolu parselin 225,11 m2'lik kısmı, 576 Ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 nolu parsellerin tamamı, 577 Ada 1 nolu parselin 54,02 m2'lik kısmı, 577 Ada 2 nolu parselin 154,93 m2'lik kısmı, 578 ada 9 nolu parselin tamamı olmak üzere toplam 3.906,44 m2'lik elatılan kısmın ... lehine Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline,” şeklinde hüküm kurulmuştur. Görüldüğü gibi her iki hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur.
T. C. Anayasası'nın 141.
maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Buna göre, yargılama açık olarak yapılacak ve HMK'nin 297/2. maddesi hükmü gereğince de yargılama sonunda verilen kararda taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça gösterilecektir. Aynı Kanun'un 298/2. maddesi hükmü ise sonradan yazılacak gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağını amirdir. Bu nedenle Mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiş olup, Mahkemece yapılacak iş; önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişki giderilmek suretiyle yeni bir karar vermekten ibarettir.
Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki, mahkemelere ve yargıya olan güveni sarsacağı gibi infazda duraksamaya yol açacağı da açıktır. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karar olup, gerekçeli karar da buna uygun olmalıdır. Hüküm, bu nedenle Kanuna, tarih ve numarası anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na aykırı olarak tesis edilmiştir.