12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2011/10810 E. , 2011/28043 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/03/2011
NUMARASI : 2009/1504-2011/364
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu vekili takip konusu çeklerle ilgili olarak imza itirazında bulunmuş, mahkemece, keşide tarihi itibariyle borçlu şirketin iki imza ile borç altına gireceği, oysa takip konusu çeklerde tek imza olduğu ve 18.7.2009 tarihli çekte ibraz şerhi olmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiştir.
Çeklerde TTK hükümlerine göre vade bulunmaz. Çek, görüldüğünde ödenir.Ne var ki Dairemiz içtihatlarında da benimsendiği üzere ileri tarihli çek düzenlenmesi mümkündür. (12.H.D. 2002/10509 Esas,12034 Karar). Nitekim 14.12.2009 tarih ve 5941 sayılı Çek Yasasının geçici 1/5 ve 3/8 maddeleri de bu doğrultuda düzenleme içermektedirler. Somut olayda, alacaklı vekili, takip konusu çeklerin ileri tarihli olarak düzenlendiğini ve keşide tarihi itibariyle borçlu şirket yetkililerinin münferit imza ile borçlu şirket adına çek düzenleme yetkilerinin bulunduğunu ileri sürmüştür.
Takip dayanağı çeklerle ilgili olarak düzenlenen 23.10.2008 tarihli tahsilat makbuzunda, takip konusu tüm çeklere atıf yapıldığı ve anılan makbuzun 23.10.2008 tarihinde borçlu tarafından alacaklı ...Kimya A.Ş ye teslim edildiği görülmektedir. Dolayısıyla dayanak çeklerin 23.10.2008 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yargılama aşamasında anılan belgedeki imzaların inkar edilmediği gözetilerek, 23.10.2008 tarihinde borçlu şirket yetkililerinin münferiden imza atmaya yetkili oldukları 16.10.2008 tarihli "görev taksim kararı"ndan anlaşıldığından, takip konusu çeklerdeki imzaların, (bankaya ibraz edilmediği saptanan 18.7.2009 tarihli çek dışındaki) bu tarihteki yetkililere ait olup olmadıklarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.