12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2021/377 E. , 2021/5714 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde davalılara haciz ihbarnamesi gönderildiği, davalıların haciz ihbarnamesine itiraz ettikleri, alacaklı yanca İİK'nun 89/4. maddesi kapsamında haksız itiraz nedeniyle davalıların cezalandırılması ve haklarında tazminata hükmedilmesi talebiyle dava açıldığı, ilk derece mahkemesince İİK'nun 89/1. maddesi uyarınca çıkartılan ve tebliğ edilen haciz ihbarnamesine vaki itirazın davalıların vekili aracılığıyla yapıldığı, mahkemece ceza hukuku anlamında beraat kararı verildiği, vekil tarafından yapılan itirazın haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.
Her ne kadar davaya konu haciz ihbarnamesine vekil tarafından itiraz edilmiş ise de vekil tarafından yapılan itiraz ancak ceza hukuku anlamında suçun oluşumunu ve cezaların şahsiliği prensibi gereğince vekilin beyanlarından dolayı asilin cezalandırılmasını engeller. Ancak vekilin asil adına yapmış olduğu itiraz hukuki anlamda geçerli olup tazminat davası açısından asili bağlayacağı nedenle eğer şartları var ise tazminata hükmedilmesini gerektirir. Yine her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin vermiş olduğu 2019/13632 Esas 2020/1418 Karar sayılı karara dayanılmış ise de; bahse konu kararda takip kesinleşmediğinden cezalandırma şartlarının oluşmaması nedeniyle tazminata hükmedilemeyeceği hususuna dayanılmış olup, kararda geçen "...gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat isteminin de reddi gerektiğinin..." cümlesinin maddi hata olarak yazıldığı anlaşılmıştır.
O halde,
İİK’nın 89/4. maddesine göre “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın İİK'nun 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle davalıların, takip borçlusuna kesin ve istenebilir hale gelmiş bir borçlarının bulunup bulunmadığı hususunda her iki tarafa ait defter ve belgeler ile aralarındaki sözleşme hükümleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre hukuki durumun takdiri gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.