Esas No
E. 2008/27496
Karar No
K. 2009/7252
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2008/27496 E.  ,  2009/7252 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Burdur İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 19/11/2008

NUMARASI : 2008/170-2008/155

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Borçlunun mahkemeye başvurusu ödeme emri tebligatının usulsüz olduğu ve takibe konu edilen bononun kambiyo senedi vasfında olmadığından bahisle takibin iptali istemine yöneliktir. Mahkemece borçluya yapılan ödeme emri tebligatının TK.39.maddesine aykırı olduğu yerinde olarak tespit edilmiş, ancak sair şikayetleri ise reddedilmiştir.

TTK’nun 688/6.maddesinde; bonoda tanzim yerinin yazılı olması gerektiği, aynı kanunun 689/son maddesinde ise, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun tanzim edenin adı ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda, takibe dayanak bonoda tanzim yeri “...Mah... Sok. ...Apt.NO:... olarak yazılı ise de, bu şekildeki adres bir idari birimi içermemektedir. Yukarıda yazılı yasa maddeleri nazara alındığında senet; tanzim-ödeme yeri unsurunu taşımadığından bono vasfında sayılamaz. Senette bulunması zorunlu olan tanzim yeri ve tanzim edenin adresi senet keşidecisi için gerekli olup,

TTK’nun 614.maddesi hükmüne göre, kimin için taahhüt altına girilmişse, tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistlerin adreslerinin senette yazılı olması hali, yukarıda açıklanan zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Bu durumda, keşidecinin (dava dışı borçlu keşideci şirketin) ad ve soyadının yanında yazılı bir yer ismi de bulunmadığından (HGK’nun 02.10.1996 T. ve 1996/12-590 E-K. sayılı kararında da belirtildiği üzere) bu senet kambiyo senedi vasfında sayılamaz. Borcun kabul edilmemiş olması da dikkate alınarak İİK’nun 170/a-2.maddesi gereğince mahkemece re’sen takibin şikayet eden borçlu yönünden iptaline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog