12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1647
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/06/2021
NUMARASI: 2021/236 Esas - 2021/525 Karar
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı tarafından müteveffa ...'ün mirasçıları sıfatı ile davacılar aleyhine İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi'nden ...
E. Numaralı dosyası ile ticari kredi kartına istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığı,müteveffa 26.06.2020 tarihinde vefat etmiş olup, müvekkiller tarafından İstanbul Anadolu 23. Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/18 E. Sayılı numara ile talepte bulunularak 07.09.2020 tarihinde ilgili dosyadan müteveffanın mirasının kayıtsız ve şartsız reddedildiğinin tespitine karar alındığını,19.02.2021 tarihinde ödeme emirleri tebliğ alındığı yasal süresi içerisinde mirasın reddi karar davalı bankaya sunulduğu haldeı bankanın, takibi kesinleştirerek müvekkillerin mal varlığı üzerinde haciz uyguladığını bu nedenlerle söz konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davalı bankanın takip işlemlerine başlamadan önce davacıların reddi miras kararını aldıklarını bilmesi mümkün olmadığını,her ne kadar davacılar vekilinin dava dilekçesinde, mirası reddettiklerini müvekkil bankaya daha önce bildirdiklerini iddia etmiş iseler de, bu hususda ispat külfetinin davacılar üzerinde olduğu; reddi mirasa ilişkin mahkeme kararının müvekkili bankaya sunulmadığını,takip başladıktan sonra da, davacıların, takibe itiraz etmediklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacıların murisinin kredi kartı borcu sebebiyle davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, müteveffa ...'nin 26/06/2020 tarihinde vefat ettiği, davacılar tarafından mirasın İstanbul Anadolu 23. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/18 E. 2020/86 K. Sayılı kararı ile kayıtsız şartsız reddedildiği, davacıların icra takibine konu borçtan sorumlu olmadıklarından davanın kabulüne, ancak mirasın reddine ilişkin ilamın icra takibinden önce davalı bankaya tebliğine dair davacı tarafça delil sunulmadığı görülmekle, kötü niyet tazminatına yönelik talebin reddine ,yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili;davacı mirasçıların takibe itirazda bulunmadıklarını, takibin kesinleşmesinden önce mirası reddettiklerine dair ilamı bankaya sunmadıklarını,ilamı, bankanın bilgi ve değerlendirmesine yazılı olarak sunsalar idi uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmeden sona ereceğini, davanın açılmasına ve hatta icra takip işlemlerinin başlatılmasına bizzat davacıların kendilerinin sebebiyet verdiğini, vekalet ücreti ve yargı giderlerinden müvekkil bankanın sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, ileri sürerek kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK'nın 327/2. maddesine göre; bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi hâlinde, davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez. İcra dosyası incelendiğinde; davacılar murisi ... adına kredi alacağına istinaden takip başlatıldığı, ödeme emrinin ... varislerine tebliğ edildiği, itiraz edilmediğinden takibin davacılar aleyhine kesinleştiği, müteveffanın mirasını reddettiklerine dair bir bildirimde bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Davacıların mirası reddettikleri, ancak mirasın reddine ilişkin ilamın icra takibinden önce davalı bankaya tebliğ edildiğine ilişkin belge sunulmamış,icra takibine itiraz edilmemiştir. Davacıların kendilerine karşı takip başlatılmasına ve eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiklerinden davacılar yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine takdir edilmemesi gerekirken davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, kararın kaldırılarak hükmün kesinleşen kısımlarının aynen tekrarı ile davacılar yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" karar verilmiştir.