12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2009/13039 E. , 2009/13778 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gerede İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2008
NUMARASI : 2007/28-2008/18
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkeme kararının başlığında, "davacı" olarak borçlu C.K.yerine, alacaklı S.U. S.ve NK. Ltd. Şti.'nin, "davalı" olarak alacaklı S. U. S. ve NK. Ltd. Şti. yerine de, borçlu C. K.'ün yazılmış, olması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. HUMK. nun 193.maddesi gereğince görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur.
Her iki halde de görevsizlik veya yetkisizlik kararına karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay’ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Aynı kural takip hukukunda da geçerlidir.
Somut olayda alacaklı yetkisiz icra dairesi olan Ankara’da borçlu hakkında 24.04.2006 tarihinde takipte bulunmuş, borçlunun süresinde yetki itirazı üzerine Ankara 8. İcra Mahkemesi’nin 2006/432-642 sayılı ve 11.07.2006 tarihli kararı ile tarafların yüzüne karşı tefhimle Ankara İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine, talep halinde dosyanın yetkili Gerede İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, kararın 24.07.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Alacaklı vekilinin dosyanın yetkili Gerede İcra Müdürlüğüne gönderilmesi yönünde herhangi bir talebinin bulunmamasına rağmen Ankara İcra Müdürlüğünce 13.02.2007 tarihinde icra dosyasının anılan icra müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, HUMK. nun 193.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal sürede alacaklı dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi isteminde bulunmadığından ve Ankara İcra Müdürlüğünce de dosya yasal 10 günlük süre geçtikten sonra gönderildiğinden mahkemece, öncelikle HUMK. nun 193.maddesi uyarınca re’sen takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek itirazın esasının incelenerek esas hakkında hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; Alacaklı, 29.10.2005 keşide tarihli çeke dayalı olarak yetkisiz Ankara İcra Müdürlüğünde 28.04.2006 tarihinde borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip başlatmış, yetkili Gerede İcra Müdürlüğünce düzenlenen örnek 10 nolu ödeme emri 20.02.2007 tarihinde borçluya tebliğ edilmiştir. Borçlu vekili ise İİK. nun 168/5.maddesinde öngörülen yasal 5 günlük sürede çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek İcra Mahkemesine başvurmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 133.maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve TTK. nun 730/18.maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 662. maddesinde zaman aşımını kesen sebepler “dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi” şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır.
Somut olayda, yetkisiz icra müdürlüğünde 28.04.2006 tarihinde takip talebinde bulunulması ile zamanaşımı kesilmiş olup, bu tarihten sonra en son 20.06.2006 tarihinde alacaklı vekilince haciz talep edildiği ve bu icra işlemi ile zamanaşımının yeniden kesildiği, ancak bu tarihten itibaren itiraz tarihi olan 22.02.2007 tarihine kadar alacaklı vekilince zamanaşımını keser nitelikte herhangi bir icra işlemi yapılmadığı tespit edilmiştir. Zaman aşımının kesilmesi ile kesildiği tarihten itibaren 6 aylık yeni bir süre işlemeye başlar.
TTK. nun 662.maddesinde zamanaşımını keseceği belirtilen dava açılması alacaklı tarafından açılan dava veya borçlu tarafından açılan menfi tesbit davası olup, borçlunun icra mahkemesine yaptığı yetki itirazı zamanaşımını kesmez. O halde, 20.06.2006 tarihinde yapılan son işlem tarihinden davanın açıldığı 22.02.2007 tarihine kadar hiçbir işlem yapılmadığından T.T.K. nun 726.maddesinde yazılı 6 aylık zamanaşımı süresi dolmuş olup, Mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.