2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2021/4117 E. , 2021/5909 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen manevi tazminat, iştirak nafakası ile reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece kadın ağır, erkek az kusurlu kabul edilerek karşılıklı açılan boşanma davalarının kabulüne karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden; ilk derece mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen tarafların kusurlu davranışları yanında davacı-karşı davalı erkeğin, annesinin müdahalelerine sessiz kaldığı, annesinin, kadına iftira boyutunda hakaret ettiği anlaşılmaktadır. O halde boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat yükümlüsünün kusurlu, talep eden eşin ise, kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (TMK m. 174/ 2). Durum böyleyken, mahkemece davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe nazaran daha fazla kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre davacı-karşı davalı erkek lehine manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
4.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları, davalı-karşı davacı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği de sabit olduğuna göre, davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına (TMK m.175) hükmedilmesi gerekirken bu isteğinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.