8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2019/3598
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/07/2019
NUMARASI: 2015/829 E. - 2019/662 K.
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava açan dilekçesinde özetle; 04/07/2015 kaza tarihinde davalıların sürücüsü, maliki ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın yaya olan davacıların desteğine çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıların desteğinin vefat ettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek, davacılardan ... ve ...’ten her biri için ayrı ayrı 10.000,00-TL.’den olmak üzere toplam 20.000,00-TL. maddi tazminatın; haksız eylem tarihi olan 04/07/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, (Davalı sigorta şirketi poliçe bedeliyle sınırlı olmak kaydıyla), Müvekkillerinden ... (baba) için 75.000,00-TL., ... (anne) için 75.000,00-TL., diğer üç müvekkili (kardeşler) için ayrı ayrı 30.000,00-TL olmak üzere, toplam 240.000,00-TL manevi tazminatın, 04/07/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; -Davacı ...'un maddi tazminat talebinin kabulü ile 448.451,87 TL tutarındaki maddi tazminatın 193.500,22 TL'lik kısmından dava tarihi olan 11/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... Sigorta Şirketi sorumlu olmak, 254.951,65 TL'lik kısmından haksız fiil tarihi olan 04/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ..., ... sorumlu olmak üzere hükmedilen maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, -Davacı ...'un maddi tazminat talebinin kabulü ile 223.645,79 TL tutarındaki maddi tazminatın 96.499,78 TL'lik kısmından dava tarihi olan 11/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... Sigorta Şirketi sorumlu olmak, 127.146,01 TL'lik kısmından haksız fiil tarihi olan 04/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ..., ... sorumlu olmak üzere hükmedilen maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, -Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 8.000,00 TL, ... içih 8.000,00 TL, ... için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 94.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiştir. Davalı ... vekili , davalı ... Sigorta A.ş vekili, ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; daha sonra 16/06/2020 tarihli dilekçesi ile istinaf yoluna başvurundan vazgeçmiştir. Davalı ... Sigorta A.ş vekili istinaf dilekçesinde; yargılama giderlerinden poliçe limiti ile sorumlu tutulmadıklarını, manevi tazminat yönünden yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporunun hatalı olduğunu, olayda kusurlarının bulunmadığını, davacıların davalılara desteğinin ispatlanamadığını, desteğin gelirinin hatalı hesaplandığını, SGK tarafından bağlanan gelirlerin mahsup edilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kardeşler yönünden manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, maddi tazminattan sorumlu tutulmadıkları bölüm için vekalet ücretine hükmedilmediğini, manevi tazminat yönünden az vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekilinin adli yardım talebinin kabulü ile istinaf incelemesine geçilmiştir.
İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 04/07/2015 kaza tarihinde davalıların sürücüsü, maliki ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın yaya olan davacıların desteğine çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıların desteğinin vefat ettiği ve davacıların destekten yoksun kaldıkları anlaşılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıların desteğinin olayda ölmüş bulunması, desteğin yaşı, davacıların ölenle yakınlık durumu ve, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yerindedir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, desteğin anne ve babası olan davacıların desteğin ölümü ile herhalde destekten yoksun kaldıklarının kabulünün gerekmesine, davalının gelirinin maaş bordları ile doğru olarak belirlenmesine, ölüm sigortasından bağlanan gelirlerin belirlenen tazminattan mahsup edilemeyecek olmasına, ölenin kardeşlerinin desteğin ölümü ile manevi zarara uğradıklarının açık olmasına, davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamasına, davalıların maddi tazminatın tümünden sorumlu tutulmaları nedeniyle davalı ...'un yargılama giderinin tümünden sorumlu tutulması, ayrıca bu davalı lehine davacılara manevi tazminat yönünden verilen vekalet ücretini aşmayacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında da bir usulsüzlük bulunmamasına göre, bu yönlere ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir. Ancak davalı sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına rağmen, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tümünden sorumlu tutulması hatalıdır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalı ...'ın istinaf talebinin vazgeçme nedeniyle usulden reddine, davalı ...'un istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile kararın HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ilişkin aşağıda ki karar verilmiştir.