2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2021/6099 E. , 2021/7552 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Kişisel İlişki Tesisi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından ortak çocukla baba arasında yatılı kurulan kişisel ilişki yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü ve kendi boşanma davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Davacı-davalı kadın, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtaya da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davacı-davalının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin ödenmesi gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından, davacı-davalı kadının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı-davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacının temyiz itirazları yersizdir.
3.Davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı-davacı baba, çocuğa istismar suçundan yargılanıp beraat etmiş, mahkemece velayeti davacı-davalı annede olan küçük ile davalı-davacı baba arasında yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmuştur. Toplanan delillerden; dosya arasına alınan bir kısım raporlarda, çocuğun babayla uzun süredir görüşmediği, yaşının küçük olması ve baş etme becerilerinin de yetersiz kalabileceği, baba ile çocuğun yatılı kalmasının uygun olmayacağı belirtilmiştir. Ana-babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun, kendi üstün yararına aykırı olmadıkça ana-babanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve sürdürme hakkı, çocuğun temel haklarındandır (Çocuk Hakları Sözleşmesi md.9/3). Bu tür kişisel ilişki çocuğun sadece üstün yararları gerektirdiği takdirde veya ana ve babanın bu haklarını amacına aykırı kullanmaları halinde kısıtlanabilir veya engellenebilir (Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi md.4/2). Kişisel ilişki kurulması ile ilgili kararlar taraflar arasında kesin hüküm oluşturmayıp, değişen şartlara göre her zaman yeniden düzenlenebilir.
Tüm dosya kapsamından bu aşamada çocuk ile davalı-davacı baba arasında uzun süreli yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulması çocuğun psikolojik olarak olumsuz etkilenmesine neden olabileceği ve yüksek yararına uygun düşmeyeceği anlaşıldığından, davalı-davacı baba ile küçük arasında yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.