8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/368
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/11/2020
NUMARASI: 2015/993 2020/686
DAVA TÜRÜ: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/11/2021
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/09/2015 kaza tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı çekici ve ...4 plakalı römork'un davalıların desteğinin sürücüsü olduğu ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek, şimdilik 10.000'ar TL maddi tazminatın tüm davalılardan; davacılar ... ve ... yönünden 100.000'er TL manevi, davacı ... yönünden 50.000 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden, kaza sebebiyle pert olan ... plakalı aracın hasar bedeli yönünden şimdilik 1.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-)Davacı ... için 92.311,20 TL ve davacı ... için 83.996,62 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 03.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı ... Sigorta A.Ş yönünden faiz başlangıç tarihi 09.10.2015 tarihi olmak ve tazminattan poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 2- ... plakalı araç için oluşan maddi 19.500 TL zararın olay tarihi olan 03.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı ... Sigorta A.Ş yönünden faiz başlangıç tarihi 09.10.2015 tarihi olmak ve tazminattan poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 3-Davacı ... için ... plakalı araçta oluşan maddi zarar talebinin REDDİNE, 4-Davacı ... için 30.000 TL, davacı ... için 30.000 TL ve davacı ... için 15.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 03.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara ödenmesine, 5-Davacı tarafın fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek, istinaf yoluna başvurmuştur.
İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 03/09/2015 kaza tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı çekici ve ... plakalı römork'un davalıların desteğinin sürücüsü olduğu ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıkları anlaşılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıların desteğinin olayda ölmüş bulunması, desteğin yaşı, davacıların ölenle yakınlık durumu ve, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılması gerektiği, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.