8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2019/3213
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/03/2019
NUMARASI: 2015/715 E. - 2019/309 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2021
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 05.07.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; 07.09.2012 tarihinde ...’a ait ... plaka numaralı ve sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki aracın müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... Şirketine ait ve sürücüsü ... olan ... plaka numaralı servise 21.05.2015 tarihinde sabah 07:30 da, arkadan çarptığını ve çarpmanın etkisi ile servis aracının yoldan çıkarak devrilmesi sonrasında ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kaza neticesinde yaralandığını, 21.05.2015 tarihinde görevli polis memuru tarafından tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağında kazada ... plakalı çekici sürücüsü ...’nun 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunu 56/1c (önlerinden giden aracı güvenli ve yeterli mesafeden izlememek) maddesi ihlal ettiği, ... plaka araç sürücüsünün ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı kanaatine varıldığının belirtildiğini, müvekkilinin 21.05.2015 tarihinde ... plakalı çekicinin kusurlu olduğu trafik kazasında ciddi şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, tedavisinin halen devam ettiğini belirterek, müvekkilinin maruz kalmış olduğu maddi zararlarının tazminine istinaden fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;
1.Davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasından, davacı feragat ettiğinden bu davalılar yönünden davanın feragat nedeni ile Reddine, Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... hakkında açılan davanın Reddine, 2-Davalılar ... ve ... hakkın açılan manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000.-Tl manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.05.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınıp davacıya verilmesine fazla istemin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri; hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğu, dava tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken kaza tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan incelemede; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 21.05.2015 tarihinde ...’a ait sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı aracın davacının yolcu olarak bulunduğu ... Şirketine ait sürücüsü ... olan ... plaka numaralı servise arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığı, davacının maddi ve manevi tazminat istemiyle bu davayı açtığı ve yargılama sırasında maddi tazminat talebinden feragat ettiği, anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, davacının yaşı, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yeterlidir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli olmasına göre, bu yönlere ilişkin davalılar ... ile ... vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddi gerektiği, ancak hükmedilen manevi tazminata davacı vekilinin de dava dilekçesindeki talebi doğrultusunda dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken kaza tarihinden hükmedilmesi isabetsiz ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, istinaf eden davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü ile HMK.nun 353/1-b/2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.